Jump to content

Lider Tablosu


Popüler İçerikler

17-09-2017 tarihinden itibaren tüm alanlarda en çok beğenilen içerikleri gösteriyor

  1. 5 points
    İş yerinde bir arkadaşımız 1 ay önce honda civic rs hb aldı onun aracında da aynı sorun varmış. Otomotiv sektöründe çalışan biri olarak belirtmek istediğim bir husus var. Hondanın Türkiye fabrikası bir montaj fabrikası. dolayısıyla burada pres hattı yok. En yakın civic üretilen fabrikada preste basılan parçalar burada birleştiriliyor. O da tahmini ingiltere de basılıp geliyordur. Kaynak fabrikasında kalite kontrolde çalışan bir arkadaşımızla bu konuyu konuştuğumuzda. Sorunun şase kaynaklı değilde çökme olan bölgede atılan spot (noktasal kaynak) açılmaların dan kaynaklanabileceğini bizim burada bunun hem manuel hemde pc li otomasyon sistemiyle kontrol edildiğini belirtti. Çok basit bir durumdan örneğin spot atan robot kaynak telinin doğru takılmamasından bile spotun ilerde atabileceğini bunu da spot bölgelerine güç uygulayarak sağlamlık kontrolünün yapılıp problem durumunda bölgeye spot atılan ekipmanda ki son değişikliği kontrol ederek düzeltilebileceğini belirtti. Preslerde kalıp değiştirmek meşakatli bir iştir koyulan kalıpla 1 kaç gün üretim yaparsınız. Türkiyeye yollanacak parçalar için de muhtemelen aralıksız 2-3 gün üretim yapmışlardır. Bu üretim neticesinde sağlıklı kontrolü yapılmayan bu parçalar kaç adetse (bizde mesala günde 1100 araç üretiliyor) şu an yaşanan sorun o dönemdeki yapılan üretim kadar olabilir daha sonrasında üretilen araçlarda veya öncesinde üretilen araçlarda sorun olmayabilir. bu kanıya varmamızdaki en büyük etkende yaklaşık 10 aydır ciddi bir kilometre yapan başka bir arkadaşımızın aracında benzer bir sorun olmamasıdır. Özetleyecek olursak dizayn hatası değilde atlanılan bir kalite kontrol hatası olabilir. Honda Türkiye sorun yaşayan araçların üretildiği dönemle ilgili yapacağı kısa bir araştırma ile sorunun nedenine ulaşabilir
  2. 4 points
    Herkese merhabalar arkadaşlar, 2008 Subaru Impreza AWD AT ile aranızdayım. Arabayı forumda symmetrical nikli Hakan beyden satın aldım. (Kendisine buradan selamlar) Aldığımda araç 122.000 km de idi. İskenderuna getirdim ve bakımlarını a'dan z'ye yaptırdım. Bu 10 günlük sürede edindiğim tecrübeleri sizlerle ve bu arabayı almayı düşünen tüm arkadaşlarla paylaşmak istiyorum. Öncelikle araç full kaskolu kullanılmış ve bakımlarına Subaru İstinye ve Jaspa Subaruda girmiş. Son bakımı 117.000 km'de yapılmış. Ben aldığımda motor yağı 5-6 bin km yapmış olmasına rağmen eskimişti. Filtrelerini(hava, yağ, polen) Jaspadan sipariş ettim. Yine internetten şanzıman yağı olarak Motul Multi ATF, diferansiyel yağı olarak Motul Gear 300 75w90, motor yağı olarak da Mobil 1 5W30 esp sipariş ettim. Yalnız burada belirtmek istediğim birkaç nokta var, Son bakımına jaspada girmiş bir araç ama şanzıman yağı 1,3 lt eksikti. 2,7 lt yağ boşalttık, yağ seviye çubuğundan gerekli kontroller yapılarak 4 lt yağ geri koyduk. Yağ değişim tapasının ordaki alt kapak yağ içindeydi. Artık İstanbul'da bu kadar bakım oluyor demekki?! Tork konvektörünün içindeki yağ boşaltılmadan şanzıman 4 lt yağ alıyor, servisler 6 lt değişim yapmış gibi gösteriyorlar ama bu doğru değil. Doğru rakam 4 lt. Yine motor yağı 5 litre dense de, doğru değer 4.4lt(katalog değeri 4.2 lt). Motor yağı olarak mobil 1'in üstüne tanımam, bakalım kullanıp göreceğiz. Diferansiyel yağları temizdi ama ben yine de değiştirdim. Ön 1,2 lt, arka 0.9-1lt arası birşey aldı. Ön fren balatası bitmişti, onu da Akebono marka taktım. Sürüş deneyimime gelecek olursak İstanbuldan İskenderuna kadar 1100 km yol yaptım. 100kmde 7 lt benzin tüketti. Ortalama hızım 110-130 arasıydı ve klima açıktı. Şehir içinde bakım öncesi 350 km yol yaptım, klima açık ortalamam 12 lt idi. Bakım sonrası 50 km yol yaptım, yine şehir içi 10.8 lt ortalamam oldu. Araç çok seri olmamakla birlikte ilk kalkışı gayet seri, devirli kullanınca da yeterince seri bir sürüşü oluyor. Normal kullanımda biraz hantal kalıyor, ama beni tatmin etti. Yol tutuşu ve direksiyon tepkileri orta üstü, 4 çeker olmasından dolayı viraj performansı iyi. Tabi benim önceki aracım 2006 Honda Accord 2.0 AT idi, yine babamda 2011 model BMW 320d var, daha önce de 2012 passat vardı. Ben bunlarla kıyaslayarak bu yorumları yapıyorum. Yol tutuşu passattan iyi, bmw ve hondadan kötü. Yalnız şunu söylemem lazım araç gerçekten keyif aracı, konfor üst düzey, ses yalıtımı iyi, malzeme kalitesi yüksek, 10 yaşında olmasına rağmen sağından solundan ses gelmiyor. Uzun yolda yormuyor, kış gelince kar tatiline gitmek büyük keyif olacak. Saygılarımla.
  3. 4 points
    2009 da ilk hondamı aldım. 2002 civic. 4-5 ay sonra beğenmedim sattım... sonra mı? amerikan versiyon accord (bir kaza yaptım, benim hasarım 6400 tl ye telafi edildi kaskodan. karşı tarafta 3 araba ve totalde karşı tarafa 56.000 tl hasar vermişim. sadece sağ far bir karış kadar içeri girecek şekilde sağ ön köşeden vurmuştum. ön cam çatlamadı. şase gram oynamadı. sadece kırılan yamulan parçalar değişti. eksen ayar fabrika çıkışı gibi sapasağlamdı.) 2.2 vti prelude (sökülebilir parçaları , yani bagaj kaput ve iki kapı harici , tamamı kasa şase yekpare blok olarak üretilmiş ve eğer emniyet kemeri takarsanız içinde son derece güvende olacağınız muhteşem bir tasarıma sahiptir. ve ön koltukta oturan kişiler emniyet kemeri kopmadığı sürece öndeki hiçbirşeye çarpamaz , imkansız. tavan direklerinin sağlamlığı da hakeza...) 1. nesil crv 97-01 ( iki tane aldım kullandım sattım. preludeye fazla yük olmamak ve gündelik kullanmak içindi. tek arabaya düşmek zorunda kalınca Honda da beğendiğim ve alabileceğim başka model kalmadığı için forester aldım. crv gerçekten çok vefalı ve sağlam bir araba. artıları görsel , faktorel ve kolaylığı açısından çok fazla. sağlamlık olarak bence hondanın en sağlam suv aracı. benim crv ve prelude yi satıp forester alma sebebim her ikisinin de özelliğini taşıması. güçlü , sağlam , güvenli... ve tam türk tipi suv. köylerde taşrada , medeniyetin uzak olduğu yurdumun birçok köşesinde yıllarca kullananlarla tanıştım. ilk sahibi olup halen kullanan çok çok kişi var. o derece...) yani bu kadar honda kullanmış ve öğrenmiş bir kişi olarak şunu söyleyeyim... honda ya amerikan , ya da japon menşeili olacak. özellikle euro ve birkaç ülke harici bence yaramaz. ve ben mecbur kalmadığım sürece asla civic sahibi olmam. en eski kasa accord alırım ama civice binmem. hele ki yeni kaslara...
  4. 2 points
    Aslında yaklaşık 2 ay kadar oldu bu uygulamayı yapalı. fakat iş yoğunluğundan ancak paylaşabiliyorum. bölüm bölüm yaptıklarımı fotoğraflamıştım fakat onda da teknolojinin azizliğine uğradım özetle impreza 2008 hb aracıma far içi gündüz ledi+kayan sinyal far karartma ve ön panjur cerçevesi kaplama uyguladım. öncelikle şunu belirteyim tamponu tutan klipsler zamanla iyice yıpranmış. tamponu sökerken dikkat etmekte fayda var. farlar özenle söküldü malum teki 1000 tl civarı daha sonra far arkasındaki vidaları çıkardım camı tutan.ısı tabancası ile camdaki conta gevşetildi. cam elimizde.far içi karatma için önce zımparalamak gerekti aksi takdirde ısıdan dolayı boya atması olacaktır. daha sonra 30 dk arayla iki kat boya uyguladım. far içinde kayan led+drl montajını yapıp farın arka kısmına çıkacak şekilde delik açtım kabloyu dışarı aldım değiliği daha sonra silikonladım, camı kapattım. panjur çerçevesi içinde dipartı 4 kat atmak gerekiyor. dipart malum istediğin zaman sökebiliyorsun kullandığım malzemeler. far içi drl+kayan led: https://tr.aliexpress.com/item/2016-Newest-White-and-Yellow-Luxury-Universal-New-Crystal-Flexible-Car-LED-DRL-Daytime-Running-Light/32569162323.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.ABHCbT dipart sıvı kauçuk kaplama panjur çerçevesi için: https://urun.n11.com/diger/dipart-kaplama-spreyi-orjinal-400ml-mat-siyah-P189377665 mat sprey boya siyah: https://urun.n11.com/ic-cephe/akcali-mat-siyah-sprey-boya-P165684273 0.800 olması lazım zımpara far tası için buda linki https://youtu.be/9xsA0DbCQoU
  5. 2 points
    Beni de şaşırttı yol tutuşu konusu. Daha önce 525d xdrive ve Forester kullanan bir forum kullanıcısı yol tutuşları denk demişti. Impreza bu konuda Foresterdan iyiyken 320 den ve accorddan kötü olması yorumunu awd, düşük ağırlık merkezi avantajları ile kağıt üzerinde açık ara önde olan Impreza için yapmanız şaşırttı:)
  6. 2 points
    Erçay arkadaşın da dediği gibi sağlamlık açısından otomatiklerimiz iyidir . Benim araç turbolu ve LPG var, 10bin km'de bir 60-70 tl'lik bakımı dışında bir sorunu olmadı, ki benimki Atiker. Performans konusunda bile oldukça tatminkar. Tüketim konusunda ise atmosferik, turbolu arasında uçuk farklar olacağını sanmam. Günümüz fiyatlarıyla (2.60 - 2.80 TL/lt bandı) benim araç sürüşe göre 30 - 40 kuruş arası yakıyor. Yazın 30 kuruş da yaktığı oldu, biraz basınca 40 kuruş yaktığı da oldu. Atmosferik de 28 - 35 kuruş bandı arasında yakar bence ama bu farka değer mi. Değmez tabiki Özellikle yüksek rakımlı, iniş çıkışın çok olduğu yerlerde 125 beygir, atmosferik bayıltır insanı, 5000 TL fazla verip de aynı yokuşu rüzgar gibi geçmek varken Valla manuel, turbolu olsaydı, sakın kaçırmayın derdim zira bulması zor ve otomatiğe göre performansı farkı muazzam olsa gerek. Bizim otomatikler sağlam olduğu kadar yavaştır da. Manuel - otomatik yakıt tüketimi açısından çok bir fark yaratmaz gibime geliyor bizim araçlarda. Sonuçta, 2000 motor, 4 çeker araç manuel de olsa 20 kuruş yakmayacaktır. Sahibine sorabilirsiniz, ne yakıyor diye. SUV dışı Subaru düşünüyorsanız, Erçay arkadaş yazmış zaten
  7. 2 points
    Otomatik şanzımanlarımız referanslıdır jatco 4eat şanzıman sorunsuz oluşuyla meşhurdur, Forester alacaksanız otomatik tercih edin, turbolu tercih edin, satması da kolay olur, atmosferik 03-05 kasa pek tutulmaz, suv olmak zorunda mı? Madem performans kaygınız da Yok 2008 üzeri 1.5 imprezaları tercih edebilirsiniz, en sorunsuz araçlar bunlardır, yakıtı düşüktür, 4 çeker 107 beygir 140nm tork size yetecektir, çok da donanımlıdır, koltuğunun konforu yeter, x5 de Yok öyle rahat koltuk, tavsiyedir dikkate alıp almamak sizin
  8. 2 points
    Legacy' i hiç arama hocam, sunroofsuz, 138'lik legacy o paraları görmez 165'lik legacy bile sunroof yoksa o para etmez. Bir arkadaşta vardı legacy ama sattı mı bilmiyorum bi sorarım, Serkan da yazmış aracım satılık diye aracı görmüş kullanmış hatta kısmen rutin bakımını el caaazlarımla yapmış biri olarak tavsiye ederim, impreza düşünürseniz tabi
  9. 1 point
  10. 1 point
    Hayırlı uğurlu olsun. İyi günlerde kullanın
  11. 1 point
    Özgür hayırlı satışlar. Aracına çok emek ve para harcadın. Umarım kıymet bilecek birine gider. 2.5 XT mi yoksa yeni kasa 2.0 XT mi alacaksın?
  12. 1 point
    Abi hayırlı satıșlar Zaten bu forum da bu kadar aktif ve titiz olup aracina bakmamak vicdansızlık olur.
  13. 1 point
    Ben de Alanya ve Denizli'de yaşıyorum.. Yazın 35 derecenin altını görmüyoruz Daha önceki 2006 İm reza 2.0 R , 2006 Legacy, 2006 Forester araçlarımda hep 5-30 yağ kullandım, yanlış hatırlamıyorsam tamamında motul kullandım.. araçların hepsinde LPG vardı. impreza 90 bin, Legacy 200 bin, Forester 140 bin km'de idi.. Bu Araçlar 10 bin km'de 600-700 ml. civarı yağ eksiltirdi.. 2007 impreza 1.5 lpg'li , 165 bin km'deki aracıma 5/40 mobil 3000 koydum, km'si fazla olmasından dolayı...yağ değişiminden sonra 8000 km'de sattım, araç hiç yağ eksiltmedi. yine bu yağı 2007 honda civic'de de kullandım, 10 bin bakımına kadar hiç yağ eksiltmedi. İskenderun ile Alanya muhtemelen çok yakın sıcaklık değerlerine sahiptir. Fikir olması için söylemek istedim. Şahsen bundan sonra 80 bin km. üzeri tüm araçlarıma 5/40 mobil yada castrol edge kullanacağım. yağ eksiltme yapmadı benim araçlarda.
  14. 1 point
    Satılık 2008 sonrası impreza için cruise control tuşu+ teyp kumandası+orjinal direksiyon simidi 300,00 tl orjinal impreza teybi 300,00 tl
  15. 1 point
    Bildigim kadarıyla hidrolik direksiyonlar hicbir zaman tam sag ya da sola kırılmaz, ugultu tam sag solda gelmesi normal demisti, özel servisdeki arkadas.
  16. 1 point
    Uzun zamandır foruma pek uğrayamıyordum. Bu başlık vesilesiyle herkese tekrar merhaba Yaklaşık 6,5 yıl, 100bin km. keyif alarak kullandığım, beni hiç yarı yolda bırakmayan dertsiz imprezam artık Ali Bey'de, İskenderun'da Bundan sonrası için sizin de uzun yıllar sorunsuz keyifle binmenizi dilerim Ali Bey, tekrar hayırlı olsun. Bende ki son fotoğrafı ekte, hatıra kalsın
  17. 1 point
  18. 1 point
    Aaaaa tam benım Forester ı tarif etmişsiniz.Ama benımkı 162.000 km de
  19. 1 point
  20. 1 point
    İzmirdeki Forestercılar artıyor. Bir ara Ege buluşması yapmamız lazım artık
  21. 1 point
  22. 1 point
    @Ferhat23 Teşekkürler. Dediklerinizin bir kısmını yapmayı düşünüyordum, bir kısmı da araçta zaten var Yaptıkça paylaşıcam
  23. 1 point
  24. 1 point
  25. 1 point
    @nitro37abi Sana katılıyorum turbo candır.Biz subarularımızda turboyu göremezken ,Lancia 1.9 dizelinde çift turbo olması 400nm torku beni hayrete düşürdü. @Zencir abi bana farkındalık yarattı.
  26. 1 point
    Merhabalar. Uzun bir arayışın sonunda Forester'ıma kavuştum mutluyum Bir aya ufak tefek modifikasyonlara başlıycam, yükseltme, arazi lastiği vs vs gibi
  27. 1 point
    Mehmet bey, paylaşımınız için teşekkür ederim. Benim söylediklerimi siz biraz daha açmışsınız. Arabayı kullanırken hissettiklerimin tercümanı olmuşsunuz. Imprezamdan çok memnunum ve keyifle kullanıyorum ama artısını eksisini paylaşmakta fayda var. Bu tür detaylı ve doğru paylaşımlar bu konularda bilgi arayanlara ışık tutacaktır. Kimbilir belki ileride turbolu bir Subaru sahibi olmak da nasip olur. Saygılarımla.
  28. 1 point
    Geleneklere göre, organizatörler Frankfurt Motor Show'da listeye girmeye uygun modelleri ilan ettiler. Ek kategoriler hariç 35 aday içeren liste oldukça kapsamlı. Aday olmaya hak kazanan araçlar arasında Buick Regal / Opel Insignia, Citroën C3 Aircross, Dacia Duster, Ford Fiesta, Genesis G70, Honda Accord, Hyundai Kona, Jeep Compass, Land Rover Discovery, Mazda CX-5, Mitsubishi Eclipse Cross, Peugeot 3008, Range Rover Velar, Renault Koléos, Seat Ibiza, Skoda Karoq, SsangYong Rexton G4, Subaru XV / Crosstrek, Suzuki Swift, Toyota Camry, Alfa Romeo Giulia ve Stelvio, BMW X2 ve X3, Nissan Leaf ve Micra, Volvo XC60 ve Volvo XC40, Volkswagen Polo, T-Roc ve Arteon ve Kia Niro, Picanto, Stinger ve Stonic yer alıyor. Daha fazlası da var: Audi A8, BMW 6 Serisi Gran Turismo, Lexus LS ve Porsche Cayenne ile Panamera, En İyi Lüks Otomobil ödülü için yarışacaklar. BMW 530e iPerformance, Chevrolet Cruze Diesel, Chrysler Pacifica Hybrid, Hyundai FE ve Nissan Leaf, Yeşil Otomobiller kategorisinde yarışacak. Urban (şehir otomobilleri) ödülü için ise Ford Fiesta, Hyundai Kona, Kia Picanto ve Stonic, Nissan Micra, Seat Ibiza, Suzuki Swift ve Volkswagen Polo kapışacaklar. Ve (belki de en ilginç kategori olan) Performans ödülü için adaylar şunlar; Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, Audi RS 3 Sedan, Audi RS 5 Coupé, BMW M5, Ferrari Portofino, Honda Civic Type R, Hyundai i30N, Lexus LC 500, Renault Alpine A110 ve Volkswagen Polo GTI. Bu listedeki modeller ayrıca, BMW i8 Roadster ve Lamborghini Urus ile birlikte Tasarım kategorisinde de yarışacak. "The Road to World Car" adı verilen süreçte gelecek Mart ayında Cenevre'de her kategoriden üç finalist açıklanacak, kazananlara ödülleri ise 80'in üzerinde jüri üyesi ödüllerini kazandıktan sonra New York Auto Show'da verilecek.
  29. 1 point
    Turbolu 4 ceker bir subi arabada kontro vermek, yola tekrar tutunmak kolaydır ama 107 hp 1500 kilo atmosferik bir subi de bunu yapamazsınız. Motorun gücü ani manevraları desteklemez. Araba kendini zor goturuyor. Birde manevrami yapsin. Dreksiyonu çevirdiğinle kalırsın ancak. karsilastirma yaptiginiz arabalar yuksek hp li onden veya arkadan itisli arabalar. Bu tur araclarda guc tek bir tarafa yoneldigi icin manevra veya kontra kolay olur. Ben her zaman diyorum 1.5 1.6 2.0 gibi atmosferik subi ler yüksek hızlarda anı manevra yada kaymalarda şoförün yaptigi kontralara aninda cevap vermiyor. Bu tür atmosferik subi ler düşük hızlarda dağ bayır kar kiş vs gibi zeminlerde keyif verir. Ama turbolu subi her koşulda cevap verir. O yüzden ne diyoruz turbo candır
  30. 1 point
    Bence 2.5 XT bakmalısınız. Temizini bulmak çok zor, ama madem yakıt sizin için önemli değil ve aracı yüklü kullanacaksınız, atmosferik motorun torku yeteri olmaz diye düşünüyorum. Turbo araç bakmalısınız.
  31. 1 point
    abi allah razı olsun inan sizin forum kadar harbi forum çok azdır. o konuda içim rahat ama ben ölmezsem ömrüm olursa bu subilerden birine binerim inşallah.
  32. 1 point
    Şimdi bu tür şeylerde her iki tarafı da dinlemeden bir düşünceye kapılmak yanlış olur. Misal şu an Sol ayak engeli indirimi ile ÖTV indirimli bir Civic alıcısı aracını satılığa çıkarmış. Aracını alalı 5 ay olmuş, yapılan inceleme-denetim neticesinde ÖTV indimine tabi değilmiş. Honda Maliyeye / Yahutta Maliye Honda'ya bildirimde bulunmuş. Aradaki 50 bin küsür fark bu kişiden istenmiş. Kişide 2-3 gündür (Mağdurlar Grubunun Admini bu arada) Honda TR üzerime oynuyor, Honda TR beni şikayetti etti de bu yüzden oldu ÖTV talebi vs. diye hayıflanıyordu. Aradan 3 gün geçmedi bu gün aracını satılığa çıkarmış vatandaş ! Satılık fiyatı ötv indirimli fiyatı değil, 107.0000.-Liradan ilana koymuş ! Şimdi Ötv indirimli aracı belirlenmiş bir süreden önce satamazsın diye biliyorum. Satarsan da herhalde engelli bir vatandaşa satabiliyorsun diye kafamda kalmış. Normal bir vatandaşa satmaya kalkıldığında da başka prosüdürleri olsa gerek. Şimdi Engelli / Ötv indirimi varsa.. Kişi Davasında haklıysa... Aracını neden satılığa çıkarıyor ? Honda TR'nin her şeyini kabul edip, yenilgiyi kabul etmek oluyor aracı satılığa çıkarmak.. Tam bir Brezilya Dizisi vallahi bu Honda Grupları..
  33. 1 point
    Bayi-Servislerle - müşteriler (Mağdurlar) arasında resmen soğuk savaş verildiğinden bahsediliyor. Farklı Honda Forum-Grup-Sayfaları birbirlerini değişik şeylerle suçluyorlar. Bu mağdurlar diğer ana gruptan-sayfadan atıldıklarını. Grup yöneticilerinin rüşvet aldığı vs bir çok şey söyleniliyor. Bundan dolayı olanlara ses çıkarmayıp göz yumuyorlar deniliyor. Kendi içlerinde bile çok büyük sorunlar var. Hal böyle olunca birlik beraberliği sağlayamıyorlar..
  34. 1 point
    Hocam merhaba. Subaru iyidir, hojdur, sağlamdır. Verdiğiniz parayı fazlasıyla hakeder. Nitekim artık Türkiye şartlarında bu markaya binmek, istek ve ihtiyaçtan öte aşk işine döndü. Bu markaya aşık olanlar ile cebinde bol parası olanlarin binebilecegi bir marka. Aşıktır ikinci el alır ve ceremesine, çıkaracağı arızalara katlanır. Zengindir sıfırını alır kafa rahat biner. Şimdi biz aşıklar grubu olarak bu markaya binerken, az çok motordan anlarız ve yine az çok sanayide alternatif ustası olan insanlarız. Ayrıca hepimizin cebinde yada bankada kredi olarak en az bir 10 Bn TL her an motora gomeceğimiz parada hazır durur. Neden çünkü çoğumuz lpg li ve 200 bn km üstü araçlara biniyoruz. Her an bir subap bir yatak sorunu ile karşılaşabiliriz. Tabi bu markanın suçu değil, bizden önceki sahiplerinin kullanım hatası veya lpg yüzünden kaynaklanır. Şimdi tek maaşlısiniz ve subarunun s sinden anlamayan bir sehirdesiniz. Ayrica Butceniz kaliteli ve dusuk km li bir forestera yetmiyor. Bununla beraber Sizinde bu motora yabancı olduğunuzu düşünürsek. Subaru almak sizin için intihar olur. Hocam dediklerimi yanlış anlamayın kesinlikle ama bana kalırsa daha bilindik bir markaya yönelin. Varsın kalitesiz bir model olsun. Sizin o şehirde araba alırken tek kriteriniz sorunsuzluk olmalı. Yüksek model düşük km li her marka araç size orada sıkıntısız hizmet eder.
  35. 1 point
    Usta ve servis eksikliği nedeniyle bence vazgeçin bu sevdadan. Bütçenize uygun temiz forester bulmanız çok zor. LPG işin içine girdimi sübap ayarı gerekebilir Rize'de sıkıntı yaşarsınız. Subaru çok keyifli bir araç ama derdini anlayan olmayınca bir o kadar da üzer adamı
  36. 1 point
  37. 1 point
    Mudur seni senin kaportacıya şikayet edicem
  38. 1 point
    LEgacy de sohc motor motor inmeden subap ayari yapilir ej204 kadar sorunlu degildir 4eat ile performans konusunda uzse de diger konularda basini agritmaz ki fiyat gercekten yuksek konusmakta fayda var arac sahibine bu 138 hp sohc eski motor indirim yap biraz kanalindan girilebilir
  39. 1 point
    1.5 vtec turbo rs almayı düşünüyordum bir zamanlar iyiki almamışım.
  40. 1 point
    İlk defa subaru ile tanisanlarin çoğu xt modeller ile başlangıç yapmıştır. Xt modeller subarunun Reşat altınıdır. İkinci eli yavaş değildir. Temiz kazasız uygun fiyatlı bir xt anında gider. Xt modeller yapıları ve motorları itibariyle her anlamda sahibine hizmet eder. Yeri gelir geniş bir aile arabasi olur, yeri gelir yük taşıyan bir kamyonet. Yada adrenalin tutkunları için spor bir araba. Dağda bayırda lakabının (ormanci) hakkıni fazlasıyla verir. Temiz xt sahipleri bu modelin kıymetini çok iyi bilir. Mecbur kalmadıkça satmaz. Bakımları yapılan doğru ellerde kullanılmış bir xt uzun vadedede size hizmet eder. Kısaca xt her kesime hitap eden, kaputundaki orijinal scoop ile herkesin dikkatini çektiği, hirlamaya hazır bir aslanin üstünde güvenli bir şekilde gider gibi hissedeceğiniz som altındır.
  41. 1 point
    Forum’a tekrar merhaba. Başka bir şey ararken tesadüfen bu forumu gördüm ve paylaşımların ne kadar pozitif ve yapıcı olduğunu görünce üye olmaya karar verdim. Sizlerle araçla ilgili kendi deneyimleri paylaşmak için bu yazıya giriştim ama yazdıkça yazıyorum, bir yerde durmam lazım dedim. Olduğu kadarıyla diyerek buraya koyuyorum, sürçülisan ettiysek şimdiden af ola. Her şeyden önce, Levorg’u gördüğüm anda bu araca görsel olarak vuruldum. Bunu başka bir şekilde ifade etmem mümkün değil. Yıllardır beni bu denli heyecanlandıran bir şey olmamıştı. Beğenmediğim hiçbir görsel öğesi yoktu, ne dışında, ne içinde. Her şeyin dört dörtlük tasarlandığı ve uygulandığı görüşündeydim. Ama CVT olduğunu gördüğümde, bu şanzımandan 3 yılda bıkan mevcut bir Qashqai sürücüsü olarak kafamda ciddi soru işaretleri oluşmuştu. 13-14 sene önce bir WRX’in yolcu koltuğunda yaptığım kısa gezinti hafızamın tozlu köşelerinden su yüzüne çıkınca, bu görünüme bu şanzıman nasıl olur diye merak edip test sürüşüne gittim, iyi ki de gitmişim J Değerlendirmelerime ışık tutması açısından daha önce kullandığım araçlar: 1994 Doğan, 1980 911-Super Carrera, 2000 Escort, 2001 Golf, 2006 Yamaha Dragstar 650cc, 2006 Alfa 147, 2012 Qashqai. Aralarında en çok Alfa’yı 6 yıl, Qashqai'yi de son 3 yıl kullandım. Performans Alfa, stil olarak spor bir arabaydı ama performansı ve tüketimi Escort’tan farksızdı. QQ deki CVT den sonra da bir daha asla CVT almam sanıyordum ama Levorg tükürdüğümü çabuk yalattı. Tabii, bu iki şanzımanın aslında kıyaslanamayacağını belirtmem lazım, spektrumun farklı uçlarındalar. Özellikle Levorg’un ilk hızlanması, birinci saniyeden sonra dizginleme bile gerektirebiliyor. Her pedala basışta rafine olduğunu net bir şekilde hissettiren DIT motor, düşük hızlarda istikrarlı olarak çok seri ve akıcı tepkiler veriyor. Uzun yoldaki ara hızlanmaları ise biraz sönük olmakla beraber yarışa katılmayacaksanız işinizi görüyor. Aracın yol tutuşu ise rüyaları süsleyecek cinsten. Kullandığım araçlar arasında bunu 911 ile bile kıyaslamaya yeltenebilirdim bu kadar uzun bir araç olmasaydı. Hatta, mesela bir noter testi yapılsaydı ve hangi araç olduğunu bilmeden, Alfa 147, Golf ve Levorg süren şoförlere bunlardan hangisi kompakt bir steyşın diye sorsalardı, hiçbiri Levorg demezdi. Ciddi bir araba dünyası takipçisi olmamakla beraber araba sürmeyi çok seven biriyim. Evde direksiyonlu simülasyon düzeneğim bile var. Bu anlamda, tekrar gerçek dünyada keyifle araba sürmeye başladım. Yola her hızda pençe geçirerek koşan bir kedi izlenimi veren bu araç gerçekten kullanması saf sürüş zevkleri barındırıyor, izninizle bunu burada daha fazla ballandırmaya çalışmayacağım. Tüketim Yakıt ekonomisinden bahsetmek gerekirse, piyasadaki AWD olmayan araçlarla kıyaslandığında, ve daha önce hiç AWD kullanmamış biri olarak gördüğüm (ve beklediğim üzere), bu araç yakıtı çok ekonomik kullanmıyor, özellikle de şehir içinde, (ekonomik kullanmaya çalışmaya rağmen). Üstüne, her dijital göstergenin bir yerinde yakıt tüketimiyle ilgili bilgi veriyor ve gönül rahatlığıyla gazı kökletmiyor Son iki ayda gördüğüm değerlerden bahsedeyim: Şehir içinde ise son depomda ortalamam 11 civarı. İlk zamanlarda 12+ gördüğüm de oldu çünkü günlük normal iş rotam çok kısa, dur kalklarla ve yokuşlarla dolu, ortalama hızım muhtemelen 30 civarı. Genel şehir içi kullanımda, ekonomiye dikkat ederek bu değeri 10’un, ve hatta trafiğe çok takılmadan günde en az 10-15 km yol yapıyorsanız, 9’un altına çekebilirsiniz ama fazla bir beklentiniz olmamalı bence, şahsen aracı alırken benim yoktu. O yüzden bunlar şikayet veya negatif eleştiri olarak yorumlanmasın. Sonuç: şehir içi menzilim 60 litre depoya 475 km gibi. Bunun yaz lastikleriyle artmasını bekliyorum. Son zamanlarda Ankara-Mersin uzun yol yapma fırsatım da oldu. Yola çıkarken trip sayacını, ve (otomatikman) tüketimi, sıfırladım. Giderken tüketim 6.8 e kadar indi ama dönüşteki depoyla (yine sıfırladım) 8’de kaldı. Rakımdan mı kaynaklandı yoksa gidiş yönünde ikinci yarıyı eşimin devralmasından mı bilmiyorum, (o kullanırken daha az yakıyor :). Bu değerleri 120-130 km ile giderek yakaladım. Fikir vermesi açısından, 130 ile giderken devir göstergesi 2500’e dayanıyor. Devri iki binin altına indirip 100+ ile giderseniz eminim tüketim net bir şekilde düşecektir. Ama bu haliyle bile menzil 750+ göründü. Bu arada verdiğim bütün değerler aracı anahtar teslim aldığım Yokohama kış lastikleri ile ve Intelligent drive modunda elde edildi. Araç yükü: iki yetişkin, bebek ve birkaç valiz (normal bebekli ailenin yarısı valiz hayal edin) vs. Bir de uzun yolda aracın sağa çektiğini fark ettim, bunun da minimal düzeyde negatif bir katkısı olmuştur tahminimce. Lastik değişiminde çekmeyi serviste kontrol ettireceğim. Uzun yol dahil genel tüketim ortalamam 9.4. Tüketim açısından bir parantezi de auto start-stop için açayım, son depoda toplam yaklaşık 10 dk. devreye girerek 120 mililitre tasarruf etmiş görünüyor. Şu bir gerçek, araç sport tourer sınıflandırmasını sonuna dek hak ediyor, mühendisler bu aracın hamurunu adeta uzun yol için yoğurmuş. Sırf bu yüzden daha fazla şehir dışına çıkma fırsatları kollayacağım. Hatta şu anda nisanda bir Kayseri yolu göründü. Yaz lastikli performans ve uzun yol tüketim değerlerini o zaman tekrar paylaşırım. (Bu arada, Kaman-Kırşehir, Kırıkkale-Kırşehir, Aksaray-Nevşehir rotalarından tavsiyeniz var mıdır? Aksaray rotasını güneye giderken çok kullanıyorum, rahat bir yol, ama diğer ikisinden hiç gitmedim, denemeye değer mi? Yol rahatsa değişiklik olsun diye gidebilirim.) Aracı yüksek performans için neredeyse hiç zorlamadım, yani 4000 devir üzerine pek çıkmadım (rodaj için dikkat edeceğim derken alışkanlığa dönüştü galiba). Spor modda veya manuel kullanma gereği de hissetmedim açıkçası. Bu anlamda performansı için ek bir şey söyleyemeyeceğim çünkü Intelligent modu bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılıyor. Manuel el pedallarını sadece yokuş aşağı motor freni yapmak istediğim yerlerde düzenli olarak kullanıyorum, o kadar. Ha, selektör yapayım derken vites düşürdüm mü, evet J Konfor Araç genel anlamda oldukça konforlu. Spor ön koltuklar sizi güzelce kavrıyor, arabada bir yere sabitlenmemiş cisimler sağa sola uçuşabilirken, siz yerinizde kalıyorsunuzJ Sürücü koltuğunun oturma pozisyonundan çok memnunum. Bu aracı almadan önce çok araç gezdim, hiçbirinde böyle bir yola hakimiyet hissi yoktu, uzun süreli kullanım sonucunda da hala aynı düşünüyorum. Yine de ön koltuk benim gibi uzun boylular için birazcık sıkıntılı gelebilir, ama aşkın gözü kör oluyor işte, kısaca keyfime diyecek yok. Arka koltuk diz ve tavan mesafesi oldukça iyi, kabinin arkası rahat ve çok ferah, bunları cam tavanlı eski bir QQ sahibi olarak söylüyorum, QQ arkada bu kadar geniş iç hacimli değildi, hatta basıktı. Koltuklarda kullanılan deri çok yumuşak, adeta kumaş gibi, insan oturmaya kıyamıyor. Kabin içerisinde bütün koltukların her yöne görüş açıları çok ferah. Önde sürücü için oldukça dikey bir pozisyon var, A kolonu incecik, kör noktalar çok az. İki yaşındaki oğlum arkaya bakan çocuk koltuğunda oturuyor. Araç bu anlamda da çok ferah bir ortam sunuyor ve arkaya doğru geniş bir atmosferi var. Konforun önemli bir kısmını süspansiyon oluşturuyor. Süspansiyon sportif sertlikte ve düzgün yollarda keyfi arttırıyor. Genel anlamda ufak tefek çukurlarda araç çok sallanmıyor ve işini iyi yapıyor. Hatta QQye kıyasla daha az sallanıyor ve az ses çıkarıyor. Öte yandan, büyük çukur ve tümseklerde daha sert tepkiler verebiliyor, özellikle arkadaki yolcular bunu daha çok hissediyor. Ama bence süspansiyonun asıl derdi, uzunlamasına (rampa gibi) tümseklerde ortaya çıkıyor, çünkü araç yukarı doğru ciddi bir zıplama yapıyor. Genel anlamda, sürekli aile ile dolaşanlar konfordan ödün verdiğini düşünebilirler veya buna çok dikkat ederek kullanıp sürüş keyfinizden kısmen vazgeçmeniz gerekebilir. Zaten ince yanaklı lastiklerle, dandik kasis ve çukur cenneti memleketimizde hiç dikkat etmemek gibi bir lüksünüz olamaz diye düşünüyorum, çünkü bu sefer araca hasar gelmesi söz konusu olabilir veya belki de sürüş güvenliğiniz sekteye uğrayabilir. Diğer izlenimler Direksiyonla ilgili ilk izlenimim, yavaş/gecikmeli tepki verdiğiydi ama şu anda alıştım. Bunu yine QQ ile kıyaslayacak olursam, Levorg’un biraz daha sert bir direksiyonu olduğunu söyleyebilirim, sanırım bu yüzden daha anlık tepkiler bekledim. Onun dışında direksiyondan, boyutu, ele gelişi, D şeklinin düşük hızlarda manevra kabiliyetine kattığı artılardan vs. memnunum. Bagajı, saklama hazneleri ve cepleri bence çok kullanışlı. Bagajda alışveriş poşetleri için 3 kg kadar asılmak üzere iki açılır askı koymuşlar, çok pratik. Torbaların bagajda sağ sola yuvarlanmalarına engel oluyor. Güvenlik donanımlarının başarılı olduğunu ve işe yaradığını düşünüyorum. Kör nokta uyarı sistemi hem sürüş esnasında hem de park yeri çıkışlarında dikkatinizi dağıtmadan ekstra bir göz olmayı çok etkili bir şekilde başarıyor. Yani güvenlik donanımı var mı var gibi boş özellikler değil (bkz. sesli komut). Dikkatimi çeken ilginç bir detaydan bahsetmek istiyorum. Aracın içindeki bütün sesler, elektronik uyarı sesleri, sinyal sesleri, devreye giren çıkan özelliklerin çıkardığı minik sesler, mekanik sesler, aklınıza gelebilecek tüm sesler, hatta silecek sesi, hepsine bayıldım. Araç sesleriyle sizi rahatsız etmeden, huzur ve güven veriyor. Ses konusunda tek şikayetim, bazı incelemelelerde de yakınıldığı üzere, boxer motorun sesini içeride yeterince duyamamak! Eksileri ve eksikleri: Arka park sensörünün hatta ön park sensörünün olmaması. Gerçek olay: Aracımın yanına gelip arka tampona yakından bakan öğrencilerim oldu. Ne yapıyorsunuz dedim, sensörleri arıyoruz dediler J Aracı alırken eksik olduğunu bildiğim en önemli eksik. Genel anlamda, bu araç için yapacağım en büyük eleştiri bu olacak, hele ki bu ölçülerde bir araç için. Günümüzde kendi kendine park olan araçlar varken, uzaktan kumandayla park olan araçlar varken, park asistler varken, sadece arka kamerayla yetinilmesi, daha doğrusu sensörden daha iyi olduğunun düşünülmesi bence büyük bir yanlış. Çünkü kamera şu demek, ya aracın etrafına bakacaksınız ya da arkaya. Oysa ses uyarısı sadece arkaya odaklanmadan etrafınıza bakarak hareket etmenize olanak tanıyor. Eşim QQ ide sesli uyarı olmasına rağmen park yerinden geri geri çıkarken ağlayan bebek yüzünden dikkati dağılarak aracı bir sütuna çarpmıştı. Eşimden de gördüğüm üzere, park konusunda kadın sürücülerin bu araçta daha fazla sorun yaşayacağını düşünüyorum. Üstelik bu yağışlı mevsimlerde, sürekli yağmur çamur olan kamera tamamen kullanışsız. Dokunmatik infotaintment ekranı ve Bluetooth. Ekran tepkileri bence oldukça yavaş ama bu kısmı pek umurumda değil. Asıl derdim sistemin telefon kayıtlarını araca her binildiğinde yeniden indirmemesi. Bunun yerine tüm rehberi manuel olarak bir kere indiriyorsunuz, son aramaları da sadece aracın içinden yaptığınız aramaların kaydını tutuyor, ki bu oldukça işe yaramaz bir özellik. Yani diyelim araca binmeden birini aradınız, araca bindikten sonra bir daha o kişiyi aramak isterseniz, son arananla ekranında görünmüyor ve rehberden tekrar bulmanız gerekiyor. Kayıtlı bir numara değilse iyice geçmiş olsun, telefonu olduğu yerden çıkarıp telefondan aramanız gerekiyor. Farklı kayıtlı telefonlar arası otomatik geçiş yapmaması. Telefonla ilgili bir başka sorun da birden fazla telefon eşleştirirseniz (5’e kadar mümkün) bunlar arasında geçişi manuel yapmanız gerekiyor. Örnek, kendi ve eşinizin telefonunuzu eşleştiriyorsunuz ama araç bir seferde sadece biriyle bağlantı kurmak üzere tasarlanmış. En son hangi telefon seçildiyse o telefon araçtaysa bağlantı kuruyor, birinci telefon gelmedi ama ikinci burada, bari ona bağlanayım demiyor. İkinci kullanıcı ayarlara girip kendi telefonunu seçmesi gerekiyor. 2012 model QQ bu telefon konusunda nasıl olduysa daha başarılıydı. Bu, beklemediğim cinsten sürpriz bir eksi benim için. Diğer temenniler Sürekli değişen sürücüler için hafızalı koltuk olabilirdi. Koltuk zaten elektrikli, bir aile arabası olduğunu düşünürsek, benim gibi eşiyle aracı sık değiştiren tek arabalı aileler bu çok kullanışlı olurdu. Yıllardır hayalimdi, hala öyle. Ses sistemi tartışılır, sesler bana biraz uzaktan ve aracın sağından geliyor gibi, ayarları kurcalamam gerekebilir. Direksiyon üstü düğmeler kalabalık, özellikle sol taraf. Çok fonksiyonelli tuşu, tasarımı ve basılma şekli yüzünden istediğinizden farklı şeyi yapabiliyor, mesela ne zaman radyonun sesini arttırmaya çalışsam kanalı değiştiriyorum. Sesli komut hiç olmasa olurmuş bence, denemedim bile, onun yerine yukarıda bahsettiğim telefon kullanımını daha verimli hale getirebilirlermiş. Bir de şu oldu: Kalan menzil 70 km iken benzin ışığı yanıyor. Ben bunun oldukça erken yanan bir ikaz olduğunu düşünüyordum ama fazla kafa yormadan, kısa süre içinde benzin alıyordum. Son depoda, günlük rotamın üstünde tercih ettiğim benzinci olmadığı için bayağı erteledim, 70-60-50-40-30 diye onar onar menzil düştü. Dün sabah işe gitmek üzere aracı çalıştırdım, yine menzil 30 gösteriyordu, bugün artık iş çıkışı alırım diye yola koyuldum ki, birden menzil göstergesi 20 ve 10 tamamen atlayarak direkt “-- -- --“ gösterdi. Depo iğnesine baktım, sıfırın altında! Direksiyonu işyerimin tam ters yönüne çevirerek ve geç kalmayı göze alarak istasyona gazladım (yani yavaş yavaş gittim). Depo 58 litre benzin aldı J Herhalde hayatımda ilk defa bu denli yolda kalma korkusu yaşadım. Son tahlil: Aracımdan çok memnunum, eksiklerinin çoğunu bilerek aracı aldım, ve bu anlamda kesinlikle pişman değilim, tek pişman olduğum konu daha önce bir Subaru almamış olmam. Kısmet Levorg’muş. Subaru is Love, Levorg is LoveBorg.
  42. 1 point
    Merhabalar, LEVORG hakkında başka bir foruma yazdığım yazıyı burası ile de paylaşmak istedim. Umarım Levorg sahiplerine ve almayı düşünenlere faydalı olur: Öncelikle bu forumda otomobilleri hakkında bilgi ve tecrübelerini paylaşan değerli arkadaşlara çok teşekkür ederim. Yıllardır bu DH forumları, otomobil ve diğer herşey için en değerli başvuru kaynağımız oldu. Bu kanaldan çok yararlandığım için, ben de okuyan arkadaşlara faydalı olmak amacıyla birbuçuk ay kadar önce satın aldığım Subaru Levorg'la ilgili tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. 30 yıldır otomobil kullanıyorum. Bunun son 10 senesinde de Subaru Forester kullandım. 2006 yılında bir 2005 Forester II aldım, daha sonra onu 2008 sonunda yeni bir Forester III ile değiştirdim. En son da Ankara'da bir iş için bulunurken arabamı değiştirmeye karar verdim ve Bayraktar Ankara bayisinde yeni bir Levorg ile aracımı değiştirdim. Bu vesile ile Türkiye'nin neresinden otomobil alırsanız alın plakanızın oturduğunuz ilin plakası ile geldiğini de öğrenmiş oldum. Benim 8 yaşında, 93 bin kilometrede, içinde bir tane bile sigara içilmemiş ve ABD'den gelen onlarca orijinal aksesuar yüklü siyah Forester'ımı şu an ismini bilmediğim şanslı bir Ankaralı kullanıyor... Levorg'u ilk gördüğümde beğendim. Tasarım zevki kişisel birşey olsa da, ben tasarımda altın oranlara inanan bir kişiyim. Klasik zevklere sahibim ve bu otomobil bana bütün tasarım ögeleri ile hitap ediyor, heyecan veriyor. İlk olarak Ekim ayında, araç yeni piyasaya çıktığında test sürüşü yapmış ve çok beğenmiştim. O dönem işim için kiraladığım yeni bir BMW 520 i ile aynı sürüş ve yol tutuş zevkini vermişti. Değiştirme konusunda esas kararımı, 10 yıldır sahip olduğum SUV ve arazi sürüşü imkan ve kabiliyetinden vazgeçmeyi kabullenmem ile verdim. Forester'ım her yere giderdi. Bu otomobil artık bana dağ bayır gezme imkanı vermeyecek ama otoyolda da başka bir sürüş zevki verecek. Bunu kabul etmem gerekiyordu. 1.6 lt, 170 hp makina da buna yardımcı oldu! Bayraktar Ankara çok hızlı bir şekilde işlemleri yaptı. Oradaki hizmetten memnun olduğumu söylemeliyim. Tek sorun park sensörü takılması konusunda yaşandı. Her ne kadar bu otomobilde çok iyi bir geri vites kamerası olsa da, ben park sensörünün faydasına ve önemine inanan bir insanım. Ve Subaru'nun araçlarına park sensörü gibi basit bir donanımı eklememesinden şikayetçiyim. Neticede bunu ekstra olarak taktırabiliyorsunuz, ama neden uğraşalım o kadar para verdikten sonra? Ankara'daki servistekiler bu araçta arkadan gelen araç tespit sistemi olduğu için park sensörü takamayacaklarını söylediler. Ben de önceden yaptığım teknik okumalara dayanarak, araç tespit sisteminin arka tamponların yan üstlerinde antenleri olduğunu, park sensörünü tamponun altındaki siyah bölüme takabileceğimizi söyledim. Israrla "takamayız" deyince, ben de "satış işlemini durdurun, arabayı satın almaktan vazgeçtim" dedim. "Tebrikler, 150 TL'lik bir basit aparat yüzünden 110,000 TL'lik otomobili satamıyorsunuz, literatüre girersiniz artık" dedim. Bir panik havası esti ve Istanbul'daki teknik kişiyi aradılar, o da tamponun alt bölümüne park sensörü takılabileceğini söyledi. Subaru'daki temel sorun, kullanıcıların araçlarını satış ve servis personelinden daha iyi bilmesi ve teknik detaylara daha hakim olması! 10 yıldır, işi bu olduğu halde benim kadar şu aracı öğrenmeye zaman ve emek harcamış bir Subaru çalışanı görmedim! Ekteki fotoğrafta görülebilen şekilde tamponun siyah bölmesine takdırdım sensörleri. No name sensörler takıldı ama açılarını iyi ayarlayamadılar, yere yakın olduğu için gerekli gereksiz öttü. Sonra Istanbul'da altlarına küçük ayar parçaları ekleyerek yere paralel hale getirdim ve şimdi sensörler iyi çalışıyor. Şimdiki aklım olsaydı Bosch veya Valeo marka park sensörleri takdırırdım; çünkü bunların açı ayar halkaları var, tamponun açısına göre uygun şekilde monte edilebiliyorlar. Aracı teslim alırken, bagaj önü tampon üzeri plastik step panel, plastik bagaj tabanı ve plastik paspaslar aldım. Foresterlarımdaki tecrübelerim bunların çok işe yaradıklarını kanıtlamıştır. Yola çıkmadan bir de Resistall boya koruma yaptırdım, çünkü Istanbul'da arabamda biriken kuş pislikleri ile başa çıkamıyorum. Sıfır otomobille Ankara'dan Istanbul'a gelirken sürüş zevki inanılmazdı. Aracı devirli kullanmamak için kendimi zor tuttum (İlk 1600 km'de 4000 devire çıkmayın yazıyor kitabında). AWD araç dışında araç satın almadığım ve yılda ortalama 10,000 km otomobil kullandığım için, yakıt tüketimi benim için temel bir parametre değil araç seçerken. Yine de, 120 - 130 km ile otoyolda giderken ortalama tüketim 9 lt civarındaydı ki, bu 2.0 lt atmosferik Foresterın aynı hızdaki 11 lt tüketiminden oldukça düşük. Şehir içinde çok feci trafik çekmiyorsanız 10 lt ortalama bu araç için gerçekçi olur. Şu ana kadar aracımla 3.000 km yaptım ve araçtan çok memnunum. Memnun olmadığım konular ise şunlar: 1. Park sensörünün üzerinde gelmemesi 2. Avrupa modellerinde olduğu halde, navigasyon ve haritanın Türkiye'de olmaması 3. Sürat ve asfalta bağlı olarak yol sesi 4. Araç üzerindeki ses sisteminin çok kalitesiz olması Yol sesi ile ilgili olarak Çekmeköy Bayraktar'da Resistall alt ses yalıtımı yaptırdım. %10 - 15 arası olumlu etki yaptı. HIFI ile ilgili bir kişiyim ve ses sistemindeki en önemli unsurların hoparlörler olduğuna inanırım. Forester III'daki fabrika çıkışı hoparlörlerin çok feci olduğunu biliyordum ve bunları Infinity hoparlörler ile değiştirmiştim. Piyasadan aldığım Infinity hoparlörleri araca uygularken bir sürü yeri kesmişlerdi ve bu da hoşuma gitmemişti. Forester II aracımın hoparlörlerini ABD'den getirtmiştim ve onlardan çok memnundum. Bu Levorg için de orijinal hoparlörleri ABD'den getirtmeye karar verdim. Levorg ABD'de satılmıyor biliyorsunuz. Ama aynı aracın sedanı 2.0 lt ile WRX, 2,5 lt ile de STI adıyla satılıyor. Aramamı "WRX upgrade speakers" olarak yaptım ve Amerikan Hoparlör markası Kicker'ın WRX için orijinal upgrade hoparlör ürettiğini öğrendim, bunları hemen sipariş ettim. Kapılar için dörtlü set: https://www.amazon.com/...s&sr=1-2&srs=2601474011 Göğüs için ikili tweeter: https://www.amazon.com/...FF7QC&ref_=pd_sbs_263_5 Bunlar gelince Bayraktar Çekmeköy'de kolayca monte edildi. Hepsi hazır jackları ile geliyor. Eski feci hoparlörleri 3 vida ile söküp, aynı yere bunları takıyorsunuz ve aynı bağlantıyı kullanıyorsunuz. Sonuç mükemmel oldu. Bütün Levorg kullanıcılarına tavsiye ederim. Bu arada şunu da belirteyim: 30 yıllık otomobilcilik hayatımda en zor şeyin iyi bir oto elektrik ustası bulmak olduğunu iyi bilirim. Bayraktar Çekmeköy'deki Onur Usta'nın titizliği ve çalışmasından çok memnun kaldım. Herkese tavsiye ederim. Forester'ımı aksesuar kataloğundan seçtiğim onlarca parçayla (çoğunu da çok daha uygun fiyatlı olduğu için ABD'den getirterek) doldurmuştum. Levorg için harita navigasyon dışında pek artı bir şey bulamadım. Sadece SENOVA 3000 kodlu LED sürüş lambası ve sis farına bayıldım. Bu devirde hala neden fabrika çıkışı halogen sürüş lambası yapmışlar Levorg'a anlamıyorum. SENOVA 3000 lambalar ABD'de yok. Mecburen Bayraktar'dan sipariş ettim, 1 ayda geldi. Muhteşem oldu. Pahalı ve gereksiz bir harcama biliyorum. Ama belli bir yaştan sonra da bizi en çok heyecanlandıran hobimiz otomobil oluyor değil mi? Tekne ve uçak kullanan arkadaşları bunun dışında tutuyorum tabi :-) Levorg'un sürüş, makina ve şanzıman özellikleri konularında bu forumda arkadaşlar daha önce güzel yorumlar ve değerlendirmeler yaptıkları için ben kullanım ve geliştirme konularında yazmayı tercih ettim. Aracın makinası hakkında söyleyecek tek şeyim: olağanüstü. Çok çevik, güçlü ve dengeli. 170 hp güç ve 250 nm tork her şeye yetiyor. Güç - motor boyu (vergi, tüketim) ve çekişin ideal oranını bulmuş gibi bu makina. Sessizlik ise bir Subaru klasiği. Ben hayatım boyunca otomobilde "wrooom wroom" sesi duymak isteyen sürücülerden biri olmadım. Motor güçlü olsun ama bir o kadar da sessiz olsun isterim. Yol tutuşu, benim 10 senedir Subaru otomobiller kullanmamın temel nedeni: Yola yapışıyor... CVT Şanzıman benim için de yeni bir tecrübe. Hızlanma karakteristiği çok başarılı. Sanki elektrikli bir otomobil kullanıyor gibisiniz. Tepkileri hızlı ve geçişleri anlamayacak kadar yumuşak. Spor modunda daha keyifli ve sert bir karaktere bürünüyor. Şanzımanla ilgili tek vurgulamam gereken nokta, dur kalk trafikte bazen "tereddüt" yaşıyor. Aracı hareket ettirmeye başladığınızda, siz her ne kadar gaza hafifçe de dokunsanız sanki şanzıman aracı hızla ileri fırlatmak istiyor, bir motorsiklet gibi. Öyle bir gaz verme ve sürat de olmadığı için bazı durumlarda "tereddüt" yaşıyor. Bu bir sorun değil ama ileride bir yazılım güncellemesi ile ayarlanabilir diye düşünüyorum. Sorularınız varsa her zaman memnuniyetle yanıtlamaya çalışırım. Umarım yazdıklarım Subaru Levorg sahiplerine ve almayı düşünenlere yararlı olmuştur. Saygılar sunarım. https://img.donanimhabe...e-8e54-7e90b07f8604.JPG https://img.donanimhabe...2-9422-add805109d1c.JPG
  43. 1 point
  44. 1 point
    Valla kardeşim heyecanla bekliyorum ilk Subaru bakımım olacak inşallah
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00
×