Lider Tablosu


Popüler İçerikler

23-04-2017 tarihinden itibaren tüm alanlarda en çok beğenilen içerikleri gösteriyor

  1. 14 beğeni
    Evet arkadaşlar özelden yoğun talep üzerine ''ikinci elde bireysel araç kontrol teknikleri'' konusunu açıyorum. Tabi burada herkesin kendine has yöntemleri muhakkak vardır. Ben genel olarak kendime has edindiğim sanayi tecrübemi dilim döndüğünce aşağıda anlatmaya çalışacağım. Bu anlatım tamamen araba konusunda deneyimli olmayan arkadaşlarımız içindir. Tecrübesi olan arkadaşlara bir lafım olmadığı gibi onların yöntemlerine de saygım sonsuzdur. 1) Dış kontrol Kaporta boya konusunda işin ehli bir servisten yardım almak en mantıklısı olsa da, bazı durumlarda aracı servis yada benzeri yerlere götürmemiz mümkün olmaz. Böyle durumlarda kendi kontrolümüzü kendimiz yapmamız gerekir. Peki bunu nasıl yapacağız? A- Boyalı Parça Kontrolü: Öncelikle baktığımız aracın kaportası mutlaka temiz olmalıdır. (Sahibi aracı kirli getiriyor ve bunun için vakti olmadığını söylüyorsa hanesine -1 yazılmalıdır) Aracımız temiz denk geldi diyelim. Aracı güneş ile aranıza alın. Boyunuzu tavan seviyesine getirerek gözünüzle nişan alır gibi tavandaki güneşin yansımasına bakın. Bu yansımada kılcal çizikler olabilir. Fakat tavanın yansımasında ufak tozcuklar ( tozcukları elinizle sildiğiniz de gitmeyecek ) veya portakal kabuğuna benzer kabarıklar var ise bu boyalı olduğu anlamına gelir. Aynı hareketi diğer parçalar içinde parçanın boyuna inerek uygulayabilirsiniz. Diğer bir yöntem ise boyasına baktığımız parçanın bitim yerlerindeki varsa lastik fitil altlarına bakmak olacaktır. Genelde boyacılar fitilleri boya öncesi sökmek yerine üzerini bant ile maskeleyerek boyama işleri yaparlar. Eğer ki fitil altlarında pul pul atmalar yada vernik akıntıları var ise yine o parçanın boyalı olduğunu anlamış oluruz. Diyelimki kapının boyasına bakacağız. Eğildik güneşi karşımıza aldık ve baktık herhangi bir şey göremedik. Kapıda fitil de yok. Peki nasıl boyalı olduğunu anlarız. İşte son yöntem burda işe yarıyor. Kapının menteşe yada kilit bölümüne eğilip kaportanın içe dönen kısmına bakacağız. Burada boyalı parça kenar kısmından içe dönerken bir çizgi ile kesilir. Bu çizgi maskeleme bandı çizgisidir. Bu çizgi var ise yine o parçanın boyalı olduğunu anlamış oluruz. B- Değişen Parça Kontrolü: Aracın öncelikle tüm parçalarının ön arka tampon dahil birleşim yerlerindeki boşlukları kontrol edilmelidir. Tüm boşluklar sağlı ve sollu olarak eşit olmalıdır. Örneğin sol çamurluğun kaput ve sol kapı ile olan aralık boşluğu eşit olması gerektiği gibi, aynı boşluğun sağ tarafla da eşit olması gerekir. Aracı genel olarak gözle kontrol ettik. Bütün boşluklar eşit peki bu değişen olmadığı anlamına mı gelir. Tabi ki hayır. Kaput ve kapı menteşeleri üzerinde bulunan vidalar ile çamurluk bağlantı vidaları iyice incelenmeli, bu vidaların üzerinde çizik, boya atması kısaca anahtar izi var mı bakılmalıdır. Eğer vidaların üzerinde tahribat var ise bu o parçanın en azından değişmese bile sökülüp takıldığını gösterir. Yine diğer bir yöntem kapı ve kaput içlerinde fabrikasyon düz bir fitil bulunur. ( Kapının hemen içe bakan kenarında dır)Bu fitil aracın rengindedir. Tırnağımızı bu fitile bastırarak sertlik kontrolü yaparız. Sert ise problem yok, yumuşak ise parça değişmiş demektir. C- Ağır Kaza Kontrolü: Araca baktık ve ön tarafta bir iki parçada değişim yada sökülüp takılma tespit ettik diyelim. Yada hiç bir şey tespit edemedik ama içimiz rahat etsin diye önden kazası var mı ona bakmak istiyoruz. Kaputu açtık motor karşımızda. İlk olarak farları elimizle tuttuk ve sallamaya çalıştık. Farlar oynamıyor sağlam deyip ön panele baktık yani farların tutturulduğu bölüme. Burada da yine ön panel bağlantı yerlerine bakıyoruz. Vidalar genelde fabrikasyon işaretli veya boyalı olur. Diyelim ki vidada işaret yok ama boya var. Vida üzerindeki boyayı tırnağımızla kazımaya çalışıyoruz. Boya çıkarsa bilin ki panel sökülmüş yada değişmiş ve aynı renk sprey boya ile vida başları boyanmış demektir. Sırayla radyatör bağlantı yerlerine bakıyoruz bütün vidalar eşit çeşit olmalı. Atıyorum aynı parça üzerindeki vidalardan Sağ taraftaki vida somunlu sol taraftaki yıldız kafa ise problem var demektir. Sıra geldi amortisör kulelerine. Cep telefonunun fener ışığını yakıp önce amortisör altındaki şase koruyucu saça bakıyoruz. Üzerinde herhangi bir çekiçleme, kaynak, boya vs var mı. Diyelim ki her şey tamam hatta boyası gıcır gıcır duruyor buda tehlike demektir. Motor iç aksam boyası asla dış kaporta boyası gibi olmaz. Gözümüzle inebildiğimiz kadar derinlere iniyoruz fenerle beraber tabi. Tampona doğru geldik görebilirsek ana şase uçlarını kontrol ediyoruz aynı yöntemle. Kaynak, parlak boya, Çekiçleme var mı. Amortisör bağlantı yerlerinde varsa koruyucu kapağı kaldırıyoruz ve amortisörü bağlayan somunların diplerine bakıyoruz. Burada da dikkat edilmesi gereken şey, somunların diplerinde kılcal çatlaklar yada paslanmalar var mı. Önden yada ön düzenden kaza yapmış aracın amortisör başlarında da deforme muhakkak olur. Bunlara dikkatlice bakıyoruz. 2) Motor Kontrol Yine Aracı motor testine götürebileceğimiz bir servis imkanı yok ise kendi testimizi kendimiz aşağıdaki gibi yapabiliriz. Motor kontrol testi 3 türlü yapılır. Bunun formülüne kısaca GES denir. Peki nedir bu GES ( Benim formülüm) G- Gözle Kontrol: Burada motor kaputu açılır ve genel olarak motorun yapısına ve duruşuna bakılır. Yine fener yardımıyla motor alt kısmından üst kısmına doğru herhangi bir yağ kalıntısı, paslanma, kopuk yada kopmaya yüz tutmuş kablo, soket fiş, uyduruk lehimlenmiş kablo var mı buna bakılır. Bilinmelidir ki her motorun üzerinde ki kablo hortum vs gibi elektrik düzenekleri düzgün bir sıra ve sistem ile yerlerinde durması gerekir. Hiç bir motorda gereksiz uzun kablo yada plastik kelepçe ile tutturulmuş hortum bulunmaz. Kaput açıldığı anda düzenli motor kendini belli eder. Her şey olması gerektiği yerde ise zaten sizin de dikkatinizi çekecektir. Gereksiz temiz olan motorlar yada parlatılmış olan aksamlar sizleri yanıltabilir. Böyle temiz motorlarda aracın yağ pompa bağlantısı ile üst kapak birleşim noktalarına bakılmalıdır. Her sağlam motorun az da olsa bir miktar yağ atması normaldir. Ama çok temiz ise incelemenin daha detaylı yapılması gerekir. Bunun için sırayla Radyatör hortum bağlantı noktasında paslanma, motor su deposu üzerinde sararma( Yedek depo değil) Üst kapak contasında sıvı akıntı izleri (sarı yada siyah renk. Sarı ise su, siyah ise yağ) varmı iyice gözle kontrol edilmelidir. Bu izlenimler var ise o araçtan kaçınılmalıdır. E- Elle Kontrol: Burada gözle kontrol bittikten sonra aracın tüm kapakları ( Yağ, su vs )elle kontrol edilmelidir. Kapaklar sağlam boşa dönen kapak yok diyelim. Tüm hortumların ve kelepçelerin sıkılığını el ile deniyoruz. Tek tek hortumları büküyoruz çatlak patlak var mı bakıyoruz. Tüm soketler fişler el ile tırnağına bastırılmadan sökülüyor mu deniyoruz. Aracın sigorta kutusunu açıp, içindeki sigorta panellerinin diplerinde yanma, plastik bölümde erime var mı kontrol ediyoruz. S- Sıkıştırma: Motor çalıştırılır. Lpg var ise aracı benzine alınır. Motor rolantide çalışırken üzerine elimizi koyup titreme, sallanma varmı bakılır. Her şey normal diyelim motor saat gibi çalışıyor. Araca gaz kelebeğinden peşpeşe ve hızlıca yüksek devir çevirtip egzoza bakıyoruz. Her hangi bir duman atma varmı. Burada dikkat edilmesi gereken şey araca gaz verirken hızlı bir şekilde seri ve en az 3-5 kez tekrarlamaktır. Duman varsa sorun var demektir. Sonra Yağ kapağını ve yağ çubuğunu söküyoruz. Yine kelebekten gaz vererek hem yağ çubuğu girişine hemde yağ dolum yerine bakıyoruz. Herhangi bir duman yada yağı köpürterek dışarı attırma varmı izliyoruz. Varsa yine sorun var demektir. ( Sorunların nedenlerini yazmıyorum çünkü 50 tane nedeni olabilir) Elektronik gaz kelebeği olan araçlarda bu işlemi araç içinden birinin yapması gerektiği için ya 2 kişi gidilmelidir yada araç sahibinden rica edilmelidir. Rolantide yapacağımız kontroller artık bitti. Sıra geldi motor yol testine. Bu işlemi yaparken aynı zamanda şanzıman ve yürüyen aksam kontrolleride yapılmalıdır 3) Motor, Şanzıman ve Yürüyen Aksam Testi A- Motor Testi: Araç ile yola çıktıktan sonra devir ve hız göstergeleri göz hapsine alınmalıdır. Geneli itibari ile araçların devir göstergeleri 3. vites den sonra hız göstergeleri ile 3bin devirde aynı hizada bulunmaları gerekir. Bunu çoğu kişi yanlış anlıyor. Şöyle açıklayayım. Manuel yada eski otomatik vites arabalarda, kalkıştan itibaren seri bir şekilde dip gaz veya vites atarak gittiğinizde motor 3. vitese geldiğinde devir ibresi hız ibresi ile saat yönünde aynı hizada olması gerekir.( 0/100 Videolarım da var) Olmuyorsa motor kondisyonu düşük demektir. ( cvt yada benzeri şazımanlarda geçerli değildir) Yine bir başka test ise aracın devir göstergesi seri bir şekilde 3. vitese kadar aralıksız duraksamadan ilerlemesi gerekir. Aralarda tutukluk bekleme gibi hareketler gösteriyorsa yine motorda sorun var demektir. Başka bir teste şu yolun sağ tarafında park etmiş araçlara yakın geçerek motor alt kısmından, egzozdan vs gelen sesler varmı dinlemektir. Motor alt kısmından çıkan sesler ona en yakın engele çarparak merkezine geri döner, sizde bu sırada camı açıp gelen sesleri dinleyebilirsiniz. Duyacağınız ufak patlamalar, şıkırtılar, sürtünme sesleri, gıcırdamalar önemli yada önemsiz sorun teşkil eder. B- Şanzıman Testi: Diyelim ki otomatik şanzımanlı bir araca bakıyoruz. Aracın içindeyiz. Vitesi D konumuna aldık. Ayağımızı gazdan çekiyoruz. Araç yola akmaya başlarken çok hafif sanki sağ ayağımızın altında yumurta varmış da kırmak istemiyormuşuz gibi gaz pedalına dokunuyoruz. Araç 2. vitese geçerken şanzımandan sanki tokat benzeri bir itme, ses hissedersek şanzıman sıkıntılı demektir. Diyelim ki ses gelmeden araç 2. ve diğer viteslere düşük hızda ve devirde rahat geçiyor. Araca aniden kingdown yaptırıyoruz ve bu sırada devir göstergesini yine göz hapsine alıyoruz. Eğer ki devir, üst sınırı olan bölüme gelmeden şanzıman vites atarsa sorun yok ama üst sınırda bekleme yapıp geçiyor veya biz ayağımızı gazdan hafif çekince vites atıyorsa yine şanzıman da sorun var demektir. Manuel şanzımanda ise araç durur pozisyonda 5 yada 4 vitese takılır ve ayak debriyajdan çekilerek araç yürütülmeye çalışılır. Araç yürürse baskı balata bitik demektir. Ama yürümez araç stop ederse baskı balata iyi demektir. Daha sonra sırasıyla vites geçişlerinde sallanma, bulunduğu vites den ufak bir hareketle çıkacakmış gibi olma durumları var mı kontrol edilir. C- Yürüyen Testi: Eğimsiz ve düz bir yolda araç ile seyir halinde iken, eller direksiyondan çekilir. Araçta sağa sola çekme var mı bakılır. Belli bir hıza ulaşıldığında frene sertçe basılır. Bu esnada yine direksiyonda titreme yada sağa sola doğru asılma var mı incelenir. Hafif çukurlu yada stabilize bir yola geçilir. Araç durdurulur. Tüm camlar kapatılır. Araç ile tam sağ yada tam sol yapılır bu arada direksiyondan ses geliyor mu bakılır. Sonra hafifçe gaza basılır, fakat bu esnada eller direksiyonda olmaz. Direksiyonun kendi kedini toplaması izlenir. Eğer ki direksiyon kendini toparlıyorsa sorun yok. Ama el yardımı istiyorsa sorun var demektir. Sonra tekrar yola çıkılır kasisli yerlerden geçerken alt takımdan ses geliyor mu dinlenir. Bu yazdıklarım kendi deneyimlerimdir. Bana göre önemli olan hususları yazdım. Her marka model araca uygulanabilir. Subaruya özel değildir. Subaru için örneğin forester, bu kontrollerin dışında extra olarak; - Arka Amortisör kontrolü - Xt ise Turbo balans, Turbo basınç ve Turbo yağ kontrolü - Krank keçesi, Buji oringleri, Kartel contası kontrolü yapılmalıdır. Bunuda zaten arabadan anlayan biri değil iseniz nasıl yapıldığını anlatsamda pek işe yaramaz. Servise gitmeniz gerekir. Umarım ihtiyacı olan arkadaşlara yardımcı olabilmişimdir.
  2. 11 beğeni
    Dün aracın iğrenç kırmızı renkli jantlarındaki boyaları söktüm. Öğleden sonra ise @İrfan ÖZKAN abi ile buluşup çok daha fazlasını yaptık. Daha doğrusu İrfan abi yaptı sağolsun. Neler yapıldı. Sübap kapağını söküp temizledik İrfan abi sübap ayarını yaptı. Sıvı conta ile destekleyip kapattık. Ardından İrfan abi olaya girişti ve motordaki bütün ayarları optimum değere getirdi. Bunlar ne gibi ayarlar derseniz; benzinde hava ayarı, rölanti ayarı ardından gaz ayarı ve ardından hızımızı alamayıp avans ayarı. Bütün bunlardan sonra araç kendine geldi. Öncesine göre performans 1,5 kat arttı. Ayarlar bitikmiş. Şu an çok keyifli hale geldi. Tekrar ellerine sağlık @İrfan ÖZKAN
  3. 10 beğeni
    Bugün DetailTurkey buluşmasına misafir olarak gittim ve ortaya çıkan sonuç
  4. 7 beğeni
    öncelikle başta nitro37 olmak üzere serhat44,tourist ve emre-sti teşekkür ediyorum. bilgi ve tecrübenin ne kadar değerli olduğunu birkez daha gösterdiler. araç şaşmaz aydoğmuş şanzımanda sırasını bekliyordu (allahtan sıra vadı, bu arada Türkiyenin dört bir yanından bozulmuş şanzımanlar her gün oraya gelmekte). en son nitro37 arkadaşımızın uyarısı ile ben tekrar aracın yanına gidip aracı Tork Subaruya götürdüm. zaten durumu anlatınca sağolsunlar Hakan Usta ve Orhan Usta hemen teşhisi koydular. switch değişti. önce benzer durum devam etti ancak program güncellemesi (switchin tanıtılması) ile sorun tamamen çözüldü. yetkili servisteyken aracın durumu Japonya ya kada soruldu. cevap şanzıman açılacak. arıza kodu olmayınca kimse birşey bilmiyor, yapamıyor. yetkili servislerin bu forumu takip etmeleri gerekiyor bence.
  5. 7 beğeni
    Evet yarış bitti ünlüler aldı gelelim konumuza Opelin otomatik şanzımanında çift kavrama var yani bildiğiniz baskı balatası olan manuel vites gibi. Tek farkı manuelde siz kendiniz debryaja basarak baskıyı ayırırken opelin otomatik vitesi bu baskı ayırım işini kendi içinde mekanik olarak yapıyor. Yokuşta bekliyorsunuz ayağınız frende ve astranın içindesiniz. Hareket etmek için ayağınız frenden çektiğiniz anda şanızman içinde mekanik olarak baskıyı ayırıp vitesi 1 konumuna getirene kadar bir miktar süre geçiyor buda o aradaki sürede aracın geri kaymasını sağlıyor. Bir nevi yarı otomatik melez bir şanzıman bu. En önemli eksiği tork konvektörünün olmaması. Gelelim subiye Subide tork konvektörlü tam otomatik bir sanzıman var. Buda tork konvektörünün sürekli hangi konumdaysa o yöne doğru itme eylemi göstereği anlamına geliyor. düz yolda d konumunda ayağınızı frenden çektiniz gaza basmadınız subi hemen başını alır gider. Diyelimki çok dik bir yokuştasınız bu durumda da tork konvektörü aracı ileri doğru yine iterken, fizik olarak aracında aynı anda aşağa doğru kayma eylemi göstermesi bu iki eylemin karşılıklı çarpışmasına sebeb olur. Yani fizik kuralları gereği araç aşağa doğru kayma eylemi gösterirken tork konvektörüde aynı esnada aracı ileri doğru iter. Buda bu kaymayı oldukça yumuşatır ve size gaza basmanız için oldukça fazla süre verir. Diyelimki gaza basmadınız araç çok yavaş geriye doğru kaymaya devam ediyor böyle bir durumdada şanzıman kendini korumaya alır ve araç stop eder. KIsaca tam otomatik tork konvektörlü bir araçta eşiniz asla sorun yaşamaz.
  6. 6 beğeni
    Taner abi tecrübe pahalı bir erdemdir lafına sonuna kadar katılıyorum. Para harcayarak kazandığımız bu tecrübeden arkadaşları bedava faydalandırıyoruz ne acayip bir durum. Her arabada bir şey öğrendik ama pahalıya patladı. Heleki yeni fikirler projeler deneme yanılma metotları adeta belimizi bükmüştü. Şimdi yeni başlayanlara isterlerse bu tecrübeden zırnık almadan faydalandırıyoruz. Bugün bir avukata bir şey danışsan adam direk para der bizimki beleş Böyle foruma can gurban
  7. 6 beğeni
    Serkancım ilgin için çok teşekkür ederim. biz de ailecek bu fikir ile resmen restore ettik. en yakın zamanda oluşabilecek sorunları ortadan kaldırmak ve çok uzun ömürlü olsun diye birçok kritik parçasını yeniledim. ama artık tek araca düşmek zorunda kaldık. özel maddi bir sıkıntımız var. bunu aşmak zorundayız. tek araç prelude ve iki çocukla olmuyor. hem biz arabayı hem araba bizi yıpratıyor. prelude konusunda çok ders çalıştım. bayağı bir bilgi sahibiyim. hatta genel markasal olarak da burada bile honda ile ilgili birçok kimsenin bilmediği bir iki konu paylaşacağım. bu kadar bilgi ve beceri ile ben yine bir prelude alır toparlarım. ama bugünün şartları satmamızı ve ailece kullanabileceğimiz bir araç almamızı zorluyor. ben sıradan ve karaktersiz bir "daşıyıcı" almak istemiyorum. honda bilgi ve becerisi üzerine crv almıştık sattık. gerçekten çok kullanışlı bir araba. ama yakıtı forester da fazla sanıyorum. tek avantajı hor kullanıma biraz daha uygun bir araba. bu arada iki crv değiştirdim. ve bu iki crv den sonra tekrar crv almak sa istemiyorum. açıkcası honda dan biraz sıkıldım. zaten subaru forester almayı seneler önce bilgisizliğimden teptim ve içimde bir ukde kalmıştı. yanlış kişilere sormamızın cezasını çekmedim değil. ama şimdi bugün bu kötü fırsatı en azından bir forester sahibi olarak taçlandırıp güzel bir sonuca bağlamak niyetindeyim. preludeyi ayakta tutabildikten sonra forester benim için sadece yazarı farklı bir kitap olacaktır. araba konusunda öğrenmem gereken çok şey olduğunu biliyorum. öğrenmekten ve bildiklerimi paylaşmaktan keyif alırım. aramızda forester konusunda duayen olup bana anlatmaktan sıkılmayacak bir arkadaşımızın da öğrencisi olmaktan gurur duyarım. bir forester sahibi olduğumda bunu ayrıca dile getireceğim zaten. daha önceki aracım 2000 model amerikan versiyon manuel beyaz bir accord ve bu prelude sayesinde çok şey öğrendim. ve öğrendiğim sözlerden birisi de şuydu... "tecrübe pahalı bir erdemdir" prelude bana mali olarak çok zarar verdi. ama çok tecrübe edindim. bu yüzden maddi kayıptan ziyade hedefime yoğunlaşmış durumdayım. ufukta bir forester..... saygılarımla... teşekkür ederim üstadım... muratcım bu aracın en önemli özelliklerinden birisi o muhteşem jantlarıdır aslında... sağ ve sol olarak ayrı kalıpta üretilmişlerdir. araç üzerinde iken her jantın bıçak yönleri aynı tarafa bakar. bunun bir sebebi var. hareket halinde iken fren kaliperlerine hava çeviren birer vantilatör görevi görürler. bu özellik frenleri çok çabuk soğutuyor. fotoda dikkat edersen jantların ikisi bir yöne diğer ikisi aksi yöne bakar. sağlı sollu araç üzerinde aynı yönde durur ama. ve bu jantlar da enkei menşeili olduğu için çok hafifler. 4ws ile en uygun kullanım bu jantlar ile. bir tık daha büyük olabiliyor yani 17 inç kabul ediyor ama bu sefer de 4ws yi çok zorlayabiliyor. ve yakıt da artıyor. ben bu şekilde kullandım ama eğer satmasaydım bir takım da 17 inç başka bir model jant düşünüyordum zaten. mesela ep3 civic type-r 17 inç jantları bunlara çok yakışıyor. hem de oem...
  8. 6 beğeni
    Sahibi kimse buyuk gecmis olsun. Saglam arabanin farki ortada. Varsin parcasi ustasi pahali olsun. Canimizi korusun da gerisi bos.
  9. 6 beğeni
    1. motoru yeni yapilmis ve hemen satisa cikarilmis olanlardan uzak durun derim ben. En az 20bn km devirmis olmali yeni motorla 2. Km olayi bakimlari isinin ehli bir serviste yapilmis ise onemli degil. Ornek subinin araci. 3. Ikinci elde ne kadar temiz xt alirsaniz alin illahaki bir masrafi cikacaktir kimilerine gore bu masraf zaruri kimlerine gore ise huzulidir. Onemli olan bu masraflarin can yakacak duzeyde olmamasidir. 4. Dikkat edilmesi gereken sey ikinci elde xt icin soyluyorum sanziman motor radyator ve turbo ve bagli hortumlardir. 5. 155 bn deki araci kacirdiniz diye uzulmeyin. Cunku icinden ne cikacagi belli degil en azindan biz bilemiyoruz. Bir sanziman arizasina bakar bu isler istersen 30 bn al sanziman bozuldumu iyide bir serviste yaptirmaz iseniz iki kez sanziman yaptirmak zorunda kalir ve ilana koyarken kronik 3. Vitesten 4. Vitese atarken vuruntu var demek zorunda kalirsiniz. En ucuz sanziman tamiri 5bn tl randiman alamaz iseniz bir diger servise tekrar yaptirmak zorunda kalirsiniz ki onun icinde 7 bn odersiniz. Bunun yiginla ornegi var cevremizde. 6. Hem kaporta temizligi hem motor temizligi hem de km dusuklugunu ayni xt de denk getirmek inanin define aramaya benzer. Kriterlerinizi oncelik sirasina gore belirleyin.. 10 yasindan buyuk bir arabada muhakkak boyanan yada degsien bir kac parca olabilir.onemli olan buyuk kazasi olmasin.
  10. 6 beğeni
    Zaten referans olarak aracın yüklendiği garage arandığında usta şu cevabı veriyorsa -Bizdeyken iyiydi. Kaliteli malzeme kullandık. Eski sahibi yurtdışından falanca marka filanca parça getirtip taktırdı bla bla. Ama şimdiki durumu nedir bilmiyorum. @nitro37 üstadın bahsettiği durumda bir araç olma ihtimali var. Sorun çıkaran araçlar değildir. Km gelip değiştirdiğim parçalar (buji, baskı balata, fren disk ve balata, triger seti vb) dışında iki sene her türlü arazi şartında (kar, çamur, toprak, kum, çimen, asfalt) sıkıştırmama rağmen çıkardığı tek sorun sağ mı sol mu hatırlamıyorum ön aks dış kafa idi. O günün parasıyla 107tl artı kendi işçiğim masraf ettim. Bilfiil iki sene şehir içi şehir dışı 20bin kmden fazla kullandım. Parçasını bulursun. Birçok modelle ortak çok parçası var. Parça sorunu şimdiki aracımda var. Yurtdışında bile parçasını bulmak zor Justy. Justy ama 4WD Nerde yaşarsan yaşa araçdan bir miktar anlamak zorundasın. Çok iyi motor ustası tanıdığın bile bile araçtan sen anlamak zorundasın. Tabelasında Subaru yazan her usta Subaru ustası değildir. Subarucu değil Subaru ustası bulmak zorundasın Araca haftasonu keyif için bineceğin aşikar. Bütçenden yakıt için ayırdığın payı iki katına çıkarmalasın. A noktasında B noktasına gitmke için başka arabayla yaktığın yakıtın 4 katını yakacaksın. Bundaki etkenler 1-aracın bir miktar fazla yakacak olması 2- yerini bulunduğunda sıkıştıracak olman 3- blow off ses yapsın 4- aracı sürmenin keyifli olması nedeniyle yolu uzatman vs Yarış yok kesinlikle kısmına katılmıyoruım. İllaki trafikte bir iki aksiyon olacak. Sen istemesende bazıları kaşınacak
  11. 5 beğeni
    Vallahi şu halinden cila ile zerre iz kalmadı, çok mutluyum. Komple karşı boya bize geçmiş, hiç hasar yok[emoji56] Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  12. 5 beğeni
    Evet, Kayra'nın paylaştığı resim kendi aracına (amcasına satmadan önce) ait, podu yurtdışından aldı, pod braketlerini de ben partsouq'dan almıştım, aradı birgün yavlardı, yap şu işimi ne olur felan dedi ben de yufka yürekliyimdir, dayanamam. Braketleri verdiğimde gözleri doldu, akşam yastığının altına koyup öyle uyumuş, uzun süre heyecandan uyuyamamış, sonrası zaten montaj felan vsvsvsvsv @bilalcesur Kayra destan yazmış, ben daha bişi diyemem, android cihaz alırsın diye düşünüyorum
  13. 5 beğeni
    Konuyu ben birlestirmistim. Ayni sorun olmasi sebebiyle. Yalniz tum arkadaslardan bir ricam var. O da şu; Aracinizla ilgili sorununuz olsun olmasin foruma sık sık girelim. Hem kullandigimiz araclari tanimak, hem kendimizi gelistirmek, hemde yeni dostluklar edinmek adina cok iyi olacaktir sizler icin.
  14. 5 beğeni
    Ferhat hocam sende arabayı anında satayım istiyorsun. Dur bekle bakalım İşin aslı şu Araca yapılan zaruri masraflar araç fiyatını asla yükseltmez. Fiyatı yükseltecek olan şeyler extra araçta olmayan modifikasyon malzemelerdir. Galerici en temiz xt ye 30bn tl den fazla vermez. Naçizane tavsiyem aracın fiyatında indirim yapman yada almak istediğin 2,5 xt ile takas yoluna gitmen olucaktır.
  15. 5 beğeni
    lpg asla taktırmayın! şöyle bir düşünmek lazım herkes lpg takarsa biz lpg kullanıcıları lpg yi daha pahalı alacaktır şöyleki talep arttığında arz yetmeyecek ve zam yapacaklardır. ve hatta aracında lpg olanların bile söktürüp , aracını benzinle kullanmasını şiddetle tavsiye ederim. [emoji38] SM-G800H cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  16. 5 beğeni
    Oradaki 1-2-3 , esasen dik yokuşlarda, küçük viteslerde inmek için yapılmıştır. ya da özel durumlarda, mesela bozuk yolda karavan çekerken, başka bir aracı halatla kurtarırken çamurdan vs... buzda giderken, istediğiniz sabit viteste gitmek içindir. yoksa tamamen o vitesleri manuel kullanım amaçlı değildir. Aracınız dik yokuşlarda bir miktar kaçırabilir, bu normaldir, fakat hafif eğimli yokuşlarda kaçırmaması gerek.
  17. 4 beğeni
    Merhabalar; Aranıza yeni katılan birisi olarak bu Ankara'da servis konusunda bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Öncelikle dünyadaki satış ve tercih rakamları ile kıyaslandığında Türkiye'deki satışların neden az olduğuna dair merakım vardı şimdi bu sorularıma cevapları daha rahat buluyorum. Satış rakamları ancak 1000'lere yeni yeni ulaşan bir markanın servislerinde ve ikinci el satıcılarında bu kadar düzenbazlığın nasıl olduğuna hala çok şaşırıyorum. 2015 ekiminde gerekli kontrolleri yaptırdıktan sonra aldığım aracımda daha satış işleminin hemen sonrasında satan kişiden yedek anahtar ve stepneyi alamadım. Sonrasında bir buçuk yıl süreyle servis macerasına Tork garaj Mustafa usta ile devam ettim. Daha ilk haftalarda arıza lambam yandı. Arıza bir çoğunuzun malumu egr(egzos geri besleme- sekonder hava pompası arızası) idi. Tork garajın ilk tespiti valf arızası olduğu yönündeydi istersem sıfır almamı fakat çımasını da temin edebileceklerini söylemelerine rağmen başlangıçta bu kötü gidişatı keseceğini düşünen ben, sıfır parça talep ettim. Elimde faturası da mevcut olan ve 970 liraya mal olan valf ben Orhan beyle üst katta çay içerken takıldığını beyan ettiler ve yukarıdan bakıldığında gerçekten de valfin üst kısmı sıfır bir paça gibi duruyordu. Servisten ayrıldıktan daha bir hafta geçmemişti ki aynı arıza lambası aynı nedenden tekrar yandı Mustafa usta getir kalsın araba hallederiz dedi, inandık verdik aracı. Bu getir kalsın aracı hallederiz döngüsü 2017 Mart ayına kadar en az üç sefer daha devam etti. Her defasında büyük pazarlık indirimleri ile 350 ila 700 arasında tutarlarda ödeme yaptım. Bu arada çıkma pompa vb maceramı burada başınızı ağrıtmamak için yazmıyorum. Tahminim 2.500 liradan fazla gereksiz masrafım oldu konu ile ilgili. En son Mart 2017'de canıma tak etti ostimi şaşmazı iyice arşınladım. Nihayetinde Argos-Abbas ustada biraz kurcaladıktan sonra bu valfin yeni olduğundan emin misin diye sorulunca söktük baktık. Altı keşan üstü şişhane bir parça geldi elimize. Anlayacağınız söküp altına bakmayacağımdan tork garaj gayet eminmiş. E tabi Argosta yeniden sıfır parça taktım(1600TL) ve o günden sonra egr arızası tarihe karıştı. Söyledim Mustafa ustaya hemen zararımı tazmin edeceğini söyledi(2,5 ay kadar önceydi:)). Anlayacağınız dostlar bu kadar kısıtlı servis ve yedek parça ağı bulunan bir markanın piyasasında bu kadar problemli adam olduğu sürece bu marka büyümez. Bunun için herkes müspet bulgularını olabildiğince paylaşırsa belki markayı daha temiz bir zemine taşıyabiliriz.
  18. 4 beğeni
    2004 XT aracımda yaklaşık 1 senedir kullanıyoruz android cihaz. Şu ana kadar en ufak sorun yaşamadık. Virus kapmasını hele ilk defa duyuyorum? Resmen uydurmuş. Bu cihaz sürekli internete bağlı bir cihaz değil, cebimizdeki telefonların 10'da 1'i kadar internete bağlamıyoruz nerden ne virusu kapacak. Bir zamanlar internet kafeden bozma bilgisayarcıların, evine yeni bilgisayar alan insanları kandırma çabası gibi olmuş. Kaldıki tavsiye ettiği markanın son çıkan ürünleri android sistemli. Size elinde milattan kalma eski cihazları kakalamaya çalışmış. Fiyat makul birşey söylese eyvallah ucuza veriyormuş eski cihazı diyeceğim ama fiyat fahiş. Ben aliexpress'ten 180 usd fiyata almıştım. Kesinlikle tavsiye ederim. Benim cihaz o zamanlarki sistem olan Android 4.4 sistem idi, sonra güncelleme geldi 5.1'e yükselttim. Dokunmatiği mükemmel, cebimizdeki kaliteli cep telefonlarından 1 gram aşağı kalır yanı yok dokunmatik kalitesinin. Orta seviye telefonların çoğundan iyidir hatta. Cihaz linki: https://www.aliexpress.com/item/Pure-android-4-4-4-Universal-Car-GPS-Console-size-176mm-101mm-No-disc-Capacitive-screen/32340375052.html?spm=2114.13010708.0.0.FpACWy Şimdi daha iyi, android 6.0 sistemli cihazlarda çıktı tabi. Cihaza gelecek olursak, cihaz bu: Multimedya desteği çok iyi. 1080p full hd 8-10gb lık full filimleri bile en ufak zorlanma olmadan çalıştırıyor. Diğer eski formatları söylemiyorum bile. Radyosu gayet kullanışlı. Geri görüş kamera desteği var. Çeşitli seçenekleri de var, guide çizgiler, görüntüyü mirror yapma vb. Navigasyon olarak iGo yüklü geliyor ve gayet güzel çalışıyor. Haritalar güncel, gps çekimi iyi, türkçe seslendirme de mevcut. Kendinden araç kayıt özelliği var. Ön cama monte ediyorsunuz kamerayı, usb portundan cihaza bağlıyorsunuz ve kontağı açtığınız anda kayıt başlıyor kapatana kadar 10 dakikalık periyotlarla kaydediyor. Aynı zamanda video dosyası ile senkronize gps konumunu, hızı ve tarihi de log olarak kaydediyor. Harici disk destekliyor. Ben 1 TB diskimi bağlamıştım. İçinde müziklerim, küçük oğlumun çizgi filmleri vardı. Uzun yolculuklarda çok iyi oluyor. Ayrıca araç kayıt kamerası da bu diske kaydediyor. Hafıza oldukça geniş olduğu için eskisinin üzerine yazma gibi bir sıkıntı yok. Benim diskin içinde 1 senelik video var şu anda. android ve iphone bağlayabiliyorsunuz usb, hotspot ya da bluetooth ile. İki platform için de çeşitli seçenekler mevcut. Şu an son model araçlarda mevcut olan bluetooth handsfree özelliği ile tamamen aynı. Hiçbir eksiği yok. Ben öbür aracım 2013 civic'teki sistemden hiçbir eksiğini hissetmedim. Detaya girip uzatmayım. Tıpkı telefon ve tabletlerdeki gibi uygulama yüklenebiliyor. Ben spotify kullanıyordum müzik için örneğin. Evde ya da uygun bir yerde wifi ile listelerimi indirip dinliyordum. Uzun lafın kısası, android'den başka cihaz düşünmeyin. O teypçi vatandaşın dediklerini direk gözardı edebilirsiniz. Geri görüş kamerası ve arka park sensörü dediğiniz şeyler çok pahalı şeyler değil. Ben cihazı alırken bana hem dvr kayıt kamerası hem geri görüş kamerası hediye etti, android cihazı satan arkadaş. Kendim alayım desem 10-20 dolardı. Bana hediye gelen kameralar bunlar: DVR kayıt kamerası: https://www.aliexpress.com/item/The-USB-DVR-Camera-for-Android-4-2-DVD-Player-or-Android-4-4-2-Car/32249592304.html?spm=2114.01010208.3.142.1U1L8J&ws_ab_test=searchweb0_0,searchweb201602_5_10152_10065_10151_10068_5010019_10136_10157_10137_10060_10138_10155_10062_10156_437_10154_10056_10055_10054_10059_303_100032_100033_100031_10099_10103_10102_10096_10147_10052_10053_10050_10107_10142_10051_10172_9906_5190019_10084_10083_10080_10082_10081_10110_519_10111_10112_10113_10114_10181_10183_10182_10185_10078_10079_10073_10123_142-10050_9906,searchweb201603_16,ppcSwitch_3&btsid=da523f29-13c7-4954-a6d5-204e098c4a08&algo_expid=d6b918dd-fe70-495b-8f4f-f3d7c6ad2887-17&algo_pvid=d6b918dd-fe70-495b-8f4f-f3d7c6ad2887 Geri görüş kamerası: https://www.aliexpress.com/item/Rear-view-camera-2-4G-RCA-or-AVIN-connector-Wire-parking-camera-170-degree-Wide-Angle/32270733633.html?spm=2114.01010208.3.17.RhvydO&ws_ab_test=searchweb0_0,searchweb201602_5_10152_10065_10151_10068_5010019_10136_10137_10157_10060_10138_10155_10062_10156_437_10154_10056_10055_10054_10059_303_100032_100033_100031_10099_10103_10102_10096_10147_10052_10053_10050_10107_10142_10051_10172_5190019_10084_10083_10080_10082_10081_10110_519_10111_10112_10113_10114_10181_10183_10182_10185_10078_10079_10073_10123_142-10102,searchweb201603_16,ppcSwitch_3&btsid=4cac26f0-b5ae-4973-be24-8f0a81869d9b&algo_expid=59f28a69-e420-46ce-941d-070f2e568505-2&algo_pvid=59f28a69-e420-46ce-941d-070f2e568505 Kendim alayım deseniz ikisi 30 dolar, 110 lira. Arka sensör için de aynı şey geçerli. Kralını 50 liraya alırsınız arka sensörün. mesafe göstergeli olanlar 70-80 lira. Önceki Toyota aracıma takmıştım.
  19. 4 beğeni
    Güle güle keyifle kullan inşaallah @SequentiaL hayrını gör. Bende çok sevindim araba kendine geldi motorun sesi soluğu kesildi ufak tefek şeyler dışında motor sorunu kalmadı.
  20. 4 beğeni
    Sevgili arkadaşlar aklıma geldikçe yazıyorum. Bu konuda ne zamandır aklımdaydı şimdi fırsatım oldu yazmak için. Normal şartlarda akülerimiz için herhangi bir bakım işlemi yapamazken yapabileceğimiz en önemli bakım kutup başlarına olacaktır, çünkü kutup başlarında oluşabilecek oksitlenme akünün şarj olmasını veya alınan akımın gücünden kaybetmesine sebep olabilir. Bu durumu önlemek için ne yapmalıyız? yapılacak işlem kutup başları ile akünün bağlantı uçlarına bolca VAZELİN sürerek hava temasını engellemektir ancak buradaki önemli nokta vazelin dir. yağ vs gibi şeyler uygulamak doğru değil çünkü sadece vazelin iletkenlik sağlamaktadır. bir önemli hususta okside olmuş kutup başını kaynar su ile mutlaka temizlemek gerekli olup sonrasında temiz ve kuru yüzeylere Vazelin uygulamalısınız.
  21. 4 beğeni
    Hocam imzada gördüğün üzere eski bir Volvo S40 atmosferik 2.0 motor 140 hp - 98 model araç kullandım... 6 yada 7 ay kullandım ama bana sorarsan,hiç bulaşma... çok temiz olması lazım eski volvo'nun.. hele otomatik ve sabıkalı bir otomatik şanzımana sahipse 3 kere düşünmek gerek.. ha şöyle çok çok temiz, LPG'siz, şanzıman selenoidleri değiştirilmiş 200 bin km. altı bulursan ancak alınır.. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pick-up-subaru-2000-model-forester-s-turbo-418957274/detay/ Bu arada Balıkesir'deki Muhammed Bey'in aracı fiyat olarak oldukça uygun. km'si de 250 bin altın, yaşına göre düşük km..... Temiz S-turbo'lara 30 bin üstü isteniyor. Ki Muhammet bey aracını , Subaru markasını tanıyan biri . bakımlı bir araçtır.. Ben buna çok dikkat ederim. Adam Subaru araç alıyor ilginç geldiği için yada tavsiye üzerine, 10 bin bakımında sanayiye herhangi bir servise gibiyor, yok Yağ filtresi Mitsubishi bilmem ne modeli uyuyormuş ondan taktırır, yok Hava filtresi Nissan bilmem ne uyuyormuş, onu taktırır. Hayatta otomatik vites araçların yağını ve bizim araçlar için çok önemli olan difransiyel yağlarını değiştirmeyi bilmezler vs...vs... Velhasıl Subaru'yu, Subaru'dan anlayan birinden almak çok önemli bence hocam...
  22. 4 beğeni
    Kız çocuğu olmada sanayide ustanın yanına bırakacam da işte orası ona göre değil, şimdilik iş yerinin ordan ışıklarda selpak satacak, yeri hazır
  23. 4 beğeni
    araç 2 kazaya karışmış benden önce 2 kere arkadan tıklamışlar 1 kere arka tampon değişmiş bağaj kapağı boyanmış stoplar değişmiş diğer kazadada yine bagaj kapağı boyanmış ve tampon değişmiş. tüm işlemler cadde motorda yapılmıştır. haricinde lpg 45 binde benden önceki sahibinde takılmış aracın 85 binde sübapları değişmiş. aracı 105 binde ben aldım. ben aldıktan sonra tüm bakımlarını maslak subaru boss mekanik türker abide yaptırdım. arka amaortisörlerin 2 sinide geçen sene değiştirdim orjinalleriyle. duble din teyp var ekstra-orjinalide duruyor. 4 yazlık 1 senelik 4 kışlık 3 sezonluk lastikler. 1 adet oksijen sensörü yedek var. onlarıda orjinalleriyle değiştirmiştim.aracın tüm aksamları çalışmaktadır. bagaj havuzu+3d paspaslar ve yedek paspaslar araç kapı tampon koruma dodikleri subaru doğanlarda takılmıştır. rengi duman grisi. tüm sıvılar şanzıman dif,fren yağları vs 120binde değişti. aracın kazasıyla ilgili bilgileri cadde motorda var yapılan işlemler. haricinde isteye şasi no da verebilirim. başka sormak istediğiniz birşey varsa sorabilirsiniz.
  24. 4 beğeni
    Otomatik astra sanzimani ile bizimkilwr farkli. Astrada baski balata var manueldeki gibi ama debryaj yok bu sebeble geri kacmasi cok olur. Subiler tam otomatikdir tork konvektorlu Daha ayrintili bilgiyi daha sonra yazarim suan survivor seyrediyorum.
  25. 4 beğeni
    Oksijen sensoru gorev ve sorumluluklari oksijen sensorunun amaci motor icinde olusan patlamadan sonra cikan egzoz gazini analiz etmek. Bu analiz sonucunda motora giren hava ve yakit miktarinin ne kadari verimli yanmis ne kadari yanmadan disari atilmis bunu ogrenerek aracin ecusuna ulen ecu havayi cok almissin yada yakit az geliyor gibi bilgilerin gitmesini saglamaktir. Ecu ise oksijen sensorunden aldigi bu bilgi dogrultusunda bir sonraki yanma icin dogru hava yakit karisimini silindirlere gonderir. Bozulursa ne olur. Ecu saglikli bilgi alamadigi icin dogru hava yakit karisimini her patlama oncesi ayarlayamaz. Bu durumda her zaman olmasada arac ara ara zengine cikar yada fakire duser. Dahada ilerlerse rolanti dengesini bozar yuksek devirlerde gaz yemez alt devirler bazen canlanir bazen olur ani cekis dusuklugu olur hatta ara ara yuksek patlamadan dolayi avans bile vurabilir arac. Fakir karisimda cok gezen arac da olusan yuksek isidan dolayi subablarin omrunu daha erken biririr. Kat tan onceki sensor bu isi yapar. Kattan sonraki sensor ise katin islevini yapip yapamadigini denetler.
  26. 4 beğeni
    Ilandaki arabayi bilmem ama daha bir hafta once alma dedigimiz halde 39 a forester alan ve suana kadar da bir hafta icinde 6 bn tl harcamis ve hala harciyacak olan arkadasimiz var. Temiz forester icin belli servislerde bakimi yapilmis olanlari tercih edin ve 45bn den asagisini aramayin. Dusuk km li yada motoru 20 bn 30 bn km once yenilenmis hatta yenilenme asamasinda mumkunse forgedlenmis olanlara bakin. Bir ay once forumdan bir arkadasimiza aldik forged motor td4 turbolu mtm kitli kehin enjektorlu 43bn e oda yalvar yakar.
  27. 3 beğeni
    ELine sağlık Mehmet abi, güzel bir yazı olmuş,bir eklemede ben yapayım. Alacağınız aracı muhakkak lifte kaldırıp alt kısımlarını inceleyin, yağ kaçaklarını yürür bozukluklarını (patlak amortisör, tabla fişeği, rot başları, tabla burcu, z rot vsvsvsvsvs) tamamını görebilirsiniz. Bunu yaptığınızda çok ciddi bir kusur bulabilirsiniz, önemsiz şeyler de bulabilirsiniz ama her türlü pazarlığa konu edersiniz
  28. 3 beğeni
    ben bir de montaj yapıyorum beleşe, 3 direksiyon kumandası, 3-4 ayna modulü, araç kamerası, kayıt cihazı vsvsvsvs hepsi de bu forumun üyeleri, kendimi kullanılmış hissediyorum, çok üşüyorum Mehmet abi
  29. 3 beğeni
    FErhat hocam bişi al da forumcak rahatlıyalım şaka bir yana hakkında hayırlısı olsun inşallah
  30. 3 beğeni
    1 beygir bile artırmayı düşünürseniz o arabaya ilk önce güzel bir mishimoto radyatör takın ne olur ne olmaz
  31. 3 beğeni
    Osram nihgtbreaker unlimited Philips xtreme videon Gel Electric ultramegalight Bunlardan birini al tak kullan Xenon far tasini karartı Led ler ışığı çok dağıtıyor Ya da benim yaptığım gibi Mercek değiştirerek bi xenon aydınlatmaya geç maliyetli bir uygulama
  32. 3 beğeni
    İlk önce Sti şanzımanı takmak gerekir. 15.000 tl civarı Daha sonra Forged motor içi parçalar kullanarak motor içini güce hazır hale getirmek gerekir. en iyi ihtimalle 10.000 TL Daha sonra turbo büyüterek ve yazılım yaparak aracı güçledirmek gerekir. Bu sırada benzin pompası bobinler enjektörler yetmeyebilir onlarıda değiştirmek gerekir. E değerleri sürekli takip etmek için bir sürü gösterge takmak lazım liste uzarda uzar Eski bir Gc8 kullanıcısı olarak naçizane tavsiyem ilk önce aracı sağlıklı yürütün daha sonra ufak tefek şeylerle motorunuzu güçlendirin günlük kullanıyorsanız 350-400 hp çok gereksiz
  33. 3 beğeni
    Arkadaşlar merhaba, kırık kısımları resimde de görüldüğü gibi plastik ilaç kutusundan kanat yaparak tamamlamaya çalıştım. Henüz testlerini yapmadım. Bakalım ses kesilecek mi merak ediyorum. Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi Bu resim kanatların yapıştırılmamış hali. Yapıştırdıktan sonra zımpara ile orijinal kanatlarla aynı seviyeye de getirdim. Testlerden sonra tekrar yazarım inş. Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  34. 3 beğeni
    kirli hali guzel de tabikide, her nekadar çoğu arabada opsyonel özellikler standart olarak (120 ps 300 tork, katlanır ayna, kendinden renkli camlar,çift yönlü klima, deri güderi koltuk, adaptif sisfarı, yağmur sensörü, far sensörü, otm kararan dikiz aynası, haraketli arka koltuklar, mercekli farlar, falanlar filanlar) bulunsada bir subaru değil... forester xt kullanmışım ben hepsi hikayeee
  35. 3 beğeni
    Emekleme awd Yürüme rwd Sonuç emekleme iyidir.
  36. 3 beğeni
    Forum’a tekrar merhaba. Başka bir şey ararken tesadüfen bu forumu gördüm ve paylaşımların ne kadar pozitif ve yapıcı olduğunu görünce üye olmaya karar verdim. Sizlerle araçla ilgili kendi deneyimleri paylaşmak için bu yazıya giriştim ama yazdıkça yazıyorum, bir yerde durmam lazım dedim. Olduğu kadarıyla diyerek buraya koyuyorum, sürçülisan ettiysek şimdiden af ola. Her şeyden önce, Levorg’u gördüğüm anda bu araca görsel olarak vuruldum. Bunu başka bir şekilde ifade etmem mümkün değil. Yıllardır beni bu denli heyecanlandıran bir şey olmamıştı. Beğenmediğim hiçbir görsel öğesi yoktu, ne dışında, ne içinde. Her şeyin dört dörtlük tasarlandığı ve uygulandığı görüşündeydim. Ama CVT olduğunu gördüğümde, bu şanzımandan 3 yılda bıkan mevcut bir Qashqai sürücüsü olarak kafamda ciddi soru işaretleri oluşmuştu. 13-14 sene önce bir WRX’in yolcu koltuğunda yaptığım kısa gezinti hafızamın tozlu köşelerinden su yüzüne çıkınca, bu görünüme bu şanzıman nasıl olur diye merak edip test sürüşüne gittim, iyi ki de gitmişim J Değerlendirmelerime ışık tutması açısından daha önce kullandığım araçlar: 1994 Doğan, 1980 911-Super Carrera, 2000 Escort, 2001 Golf, 2006 Yamaha Dragstar 650cc, 2006 Alfa 147, 2012 Qashqai. Aralarında en çok Alfa’yı 6 yıl, Qashqai'yi de son 3 yıl kullandım. Performans Alfa, stil olarak spor bir arabaydı ama performansı ve tüketimi Escort’tan farksızdı. QQ deki CVT den sonra da bir daha asla CVT almam sanıyordum ama Levorg tükürdüğümü çabuk yalattı. Tabii, bu iki şanzımanın aslında kıyaslanamayacağını belirtmem lazım, spektrumun farklı uçlarındalar. Özellikle Levorg’un ilk hızlanması, birinci saniyeden sonra dizginleme bile gerektirebiliyor. Her pedala basışta rafine olduğunu net bir şekilde hissettiren DIT motor, düşük hızlarda istikrarlı olarak çok seri ve akıcı tepkiler veriyor. Uzun yoldaki ara hızlanmaları ise biraz sönük olmakla beraber yarışa katılmayacaksanız işinizi görüyor. Aracın yol tutuşu ise rüyaları süsleyecek cinsten. Kullandığım araçlar arasında bunu 911 ile bile kıyaslamaya yeltenebilirdim bu kadar uzun bir araç olmasaydı. Hatta, mesela bir noter testi yapılsaydı ve hangi araç olduğunu bilmeden, Alfa 147, Golf ve Levorg süren şoförlere bunlardan hangisi kompakt bir steyşın diye sorsalardı, hiçbiri Levorg demezdi. Ciddi bir araba dünyası takipçisi olmamakla beraber araba sürmeyi çok seven biriyim. Evde direksiyonlu simülasyon düzeneğim bile var. Bu anlamda, tekrar gerçek dünyada keyifle araba sürmeye başladım. Yola her hızda pençe geçirerek koşan bir kedi izlenimi veren bu araç gerçekten kullanması saf sürüş zevkleri barındırıyor, izninizle bunu burada daha fazla ballandırmaya çalışmayacağım. Tüketim Yakıt ekonomisinden bahsetmek gerekirse, piyasadaki AWD olmayan araçlarla kıyaslandığında, ve daha önce hiç AWD kullanmamış biri olarak gördüğüm (ve beklediğim üzere), bu araç yakıtı çok ekonomik kullanmıyor, özellikle de şehir içinde, (ekonomik kullanmaya çalışmaya rağmen). Üstüne, her dijital göstergenin bir yerinde yakıt tüketimiyle ilgili bilgi veriyor ve gönül rahatlığıyla gazı kökletmiyor Son iki ayda gördüğüm değerlerden bahsedeyim: Şehir içinde ise son depomda ortalamam 11 civarı. İlk zamanlarda 12+ gördüğüm de oldu çünkü günlük normal iş rotam çok kısa, dur kalklarla ve yokuşlarla dolu, ortalama hızım muhtemelen 30 civarı. Genel şehir içi kullanımda, ekonomiye dikkat ederek bu değeri 10’un, ve hatta trafiğe çok takılmadan günde en az 10-15 km yol yapıyorsanız, 9’un altına çekebilirsiniz ama fazla bir beklentiniz olmamalı bence, şahsen aracı alırken benim yoktu. O yüzden bunlar şikayet veya negatif eleştiri olarak yorumlanmasın. Sonuç: şehir içi menzilim 60 litre depoya 475 km gibi. Bunun yaz lastikleriyle artmasını bekliyorum. Son zamanlarda Ankara-Mersin uzun yol yapma fırsatım da oldu. Yola çıkarken trip sayacını, ve (otomatikman) tüketimi, sıfırladım. Giderken tüketim 6.8 e kadar indi ama dönüşteki depoyla (yine sıfırladım) 8’de kaldı. Rakımdan mı kaynaklandı yoksa gidiş yönünde ikinci yarıyı eşimin devralmasından mı bilmiyorum, (o kullanırken daha az yakıyor :). Bu değerleri 120-130 km ile giderek yakaladım. Fikir vermesi açısından, 130 ile giderken devir göstergesi 2500’e dayanıyor. Devri iki binin altına indirip 100+ ile giderseniz eminim tüketim net bir şekilde düşecektir. Ama bu haliyle bile menzil 750+ göründü. Bu arada verdiğim bütün değerler aracı anahtar teslim aldığım Yokohama kış lastikleri ile ve Intelligent drive modunda elde edildi. Araç yükü: iki yetişkin, bebek ve birkaç valiz (normal bebekli ailenin yarısı valiz hayal edin) vs. Bir de uzun yolda aracın sağa çektiğini fark ettim, bunun da minimal düzeyde negatif bir katkısı olmuştur tahminimce. Lastik değişiminde çekmeyi serviste kontrol ettireceğim. Uzun yol dahil genel tüketim ortalamam 9.4. Tüketim açısından bir parantezi de auto start-stop için açayım, son depoda toplam yaklaşık 10 dk. devreye girerek 120 mililitre tasarruf etmiş görünüyor. Şu bir gerçek, araç sport tourer sınıflandırmasını sonuna dek hak ediyor, mühendisler bu aracın hamurunu adeta uzun yol için yoğurmuş. Sırf bu yüzden daha fazla şehir dışına çıkma fırsatları kollayacağım. Hatta şu anda nisanda bir Kayseri yolu göründü. Yaz lastikli performans ve uzun yol tüketim değerlerini o zaman tekrar paylaşırım. (Bu arada, Kaman-Kırşehir, Kırıkkale-Kırşehir, Aksaray-Nevşehir rotalarından tavsiyeniz var mıdır? Aksaray rotasını güneye giderken çok kullanıyorum, rahat bir yol, ama diğer ikisinden hiç gitmedim, denemeye değer mi? Yol rahatsa değişiklik olsun diye gidebilirim.) Aracı yüksek performans için neredeyse hiç zorlamadım, yani 4000 devir üzerine pek çıkmadım (rodaj için dikkat edeceğim derken alışkanlığa dönüştü galiba). Spor modda veya manuel kullanma gereği de hissetmedim açıkçası. Bu anlamda performansı için ek bir şey söyleyemeyeceğim çünkü Intelligent modu bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılıyor. Manuel el pedallarını sadece yokuş aşağı motor freni yapmak istediğim yerlerde düzenli olarak kullanıyorum, o kadar. Ha, selektör yapayım derken vites düşürdüm mü, evet J Konfor Araç genel anlamda oldukça konforlu. Spor ön koltuklar sizi güzelce kavrıyor, arabada bir yere sabitlenmemiş cisimler sağa sola uçuşabilirken, siz yerinizde kalıyorsunuzJ Sürücü koltuğunun oturma pozisyonundan çok memnunum. Bu aracı almadan önce çok araç gezdim, hiçbirinde böyle bir yola hakimiyet hissi yoktu, uzun süreli kullanım sonucunda da hala aynı düşünüyorum. Yine de ön koltuk benim gibi uzun boylular için birazcık sıkıntılı gelebilir, ama aşkın gözü kör oluyor işte, kısaca keyfime diyecek yok. Arka koltuk diz ve tavan mesafesi oldukça iyi, kabinin arkası rahat ve çok ferah, bunları cam tavanlı eski bir QQ sahibi olarak söylüyorum, QQ arkada bu kadar geniş iç hacimli değildi, hatta basıktı. Koltuklarda kullanılan deri çok yumuşak, adeta kumaş gibi, insan oturmaya kıyamıyor. Kabin içerisinde bütün koltukların her yöne görüş açıları çok ferah. Önde sürücü için oldukça dikey bir pozisyon var, A kolonu incecik, kör noktalar çok az. İki yaşındaki oğlum arkaya bakan çocuk koltuğunda oturuyor. Araç bu anlamda da çok ferah bir ortam sunuyor ve arkaya doğru geniş bir atmosferi var. Konforun önemli bir kısmını süspansiyon oluşturuyor. Süspansiyon sportif sertlikte ve düzgün yollarda keyfi arttırıyor. Genel anlamda ufak tefek çukurlarda araç çok sallanmıyor ve işini iyi yapıyor. Hatta QQye kıyasla daha az sallanıyor ve az ses çıkarıyor. Öte yandan, büyük çukur ve tümseklerde daha sert tepkiler verebiliyor, özellikle arkadaki yolcular bunu daha çok hissediyor. Ama bence süspansiyonun asıl derdi, uzunlamasına (rampa gibi) tümseklerde ortaya çıkıyor, çünkü araç yukarı doğru ciddi bir zıplama yapıyor. Genel anlamda, sürekli aile ile dolaşanlar konfordan ödün verdiğini düşünebilirler veya buna çok dikkat ederek kullanıp sürüş keyfinizden kısmen vazgeçmeniz gerekebilir. Zaten ince yanaklı lastiklerle, dandik kasis ve çukur cenneti memleketimizde hiç dikkat etmemek gibi bir lüksünüz olamaz diye düşünüyorum, çünkü bu sefer araca hasar gelmesi söz konusu olabilir veya belki de sürüş güvenliğiniz sekteye uğrayabilir. Diğer izlenimler Direksiyonla ilgili ilk izlenimim, yavaş/gecikmeli tepki verdiğiydi ama şu anda alıştım. Bunu yine QQ ile kıyaslayacak olursam, Levorg’un biraz daha sert bir direksiyonu olduğunu söyleyebilirim, sanırım bu yüzden daha anlık tepkiler bekledim. Onun dışında direksiyondan, boyutu, ele gelişi, D şeklinin düşük hızlarda manevra kabiliyetine kattığı artılardan vs. memnunum. Bagajı, saklama hazneleri ve cepleri bence çok kullanışlı. Bagajda alışveriş poşetleri için 3 kg kadar asılmak üzere iki açılır askı koymuşlar, çok pratik. Torbaların bagajda sağ sola yuvarlanmalarına engel oluyor. Güvenlik donanımlarının başarılı olduğunu ve işe yaradığını düşünüyorum. Kör nokta uyarı sistemi hem sürüş esnasında hem de park yeri çıkışlarında dikkatinizi dağıtmadan ekstra bir göz olmayı çok etkili bir şekilde başarıyor. Yani güvenlik donanımı var mı var gibi boş özellikler değil (bkz. sesli komut). Dikkatimi çeken ilginç bir detaydan bahsetmek istiyorum. Aracın içindeki bütün sesler, elektronik uyarı sesleri, sinyal sesleri, devreye giren çıkan özelliklerin çıkardığı minik sesler, mekanik sesler, aklınıza gelebilecek tüm sesler, hatta silecek sesi, hepsine bayıldım. Araç sesleriyle sizi rahatsız etmeden, huzur ve güven veriyor. Ses konusunda tek şikayetim, bazı incelemelelerde de yakınıldığı üzere, boxer motorun sesini içeride yeterince duyamamak! Eksileri ve eksikleri: Arka park sensörünün hatta ön park sensörünün olmaması. Gerçek olay: Aracımın yanına gelip arka tampona yakından bakan öğrencilerim oldu. Ne yapıyorsunuz dedim, sensörleri arıyoruz dediler J Aracı alırken eksik olduğunu bildiğim en önemli eksik. Genel anlamda, bu araç için yapacağım en büyük eleştiri bu olacak, hele ki bu ölçülerde bir araç için. Günümüzde kendi kendine park olan araçlar varken, uzaktan kumandayla park olan araçlar varken, park asistler varken, sadece arka kamerayla yetinilmesi, daha doğrusu sensörden daha iyi olduğunun düşünülmesi bence büyük bir yanlış. Çünkü kamera şu demek, ya aracın etrafına bakacaksınız ya da arkaya. Oysa ses uyarısı sadece arkaya odaklanmadan etrafınıza bakarak hareket etmenize olanak tanıyor. Eşim QQ ide sesli uyarı olmasına rağmen park yerinden geri geri çıkarken ağlayan bebek yüzünden dikkati dağılarak aracı bir sütuna çarpmıştı. Eşimden de gördüğüm üzere, park konusunda kadın sürücülerin bu araçta daha fazla sorun yaşayacağını düşünüyorum. Üstelik bu yağışlı mevsimlerde, sürekli yağmur çamur olan kamera tamamen kullanışsız. Dokunmatik infotaintment ekranı ve Bluetooth. Ekran tepkileri bence oldukça yavaş ama bu kısmı pek umurumda değil. Asıl derdim sistemin telefon kayıtlarını araca her binildiğinde yeniden indirmemesi. Bunun yerine tüm rehberi manuel olarak bir kere indiriyorsunuz, son aramaları da sadece aracın içinden yaptığınız aramaların kaydını tutuyor, ki bu oldukça işe yaramaz bir özellik. Yani diyelim araca binmeden birini aradınız, araca bindikten sonra bir daha o kişiyi aramak isterseniz, son arananla ekranında görünmüyor ve rehberden tekrar bulmanız gerekiyor. Kayıtlı bir numara değilse iyice geçmiş olsun, telefonu olduğu yerden çıkarıp telefondan aramanız gerekiyor. Farklı kayıtlı telefonlar arası otomatik geçiş yapmaması. Telefonla ilgili bir başka sorun da birden fazla telefon eşleştirirseniz (5’e kadar mümkün) bunlar arasında geçişi manuel yapmanız gerekiyor. Örnek, kendi ve eşinizin telefonunuzu eşleştiriyorsunuz ama araç bir seferde sadece biriyle bağlantı kurmak üzere tasarlanmış. En son hangi telefon seçildiyse o telefon araçtaysa bağlantı kuruyor, birinci telefon gelmedi ama ikinci burada, bari ona bağlanayım demiyor. İkinci kullanıcı ayarlara girip kendi telefonunu seçmesi gerekiyor. 2012 model QQ bu telefon konusunda nasıl olduysa daha başarılıydı. Bu, beklemediğim cinsten sürpriz bir eksi benim için. Diğer temenniler Sürekli değişen sürücüler için hafızalı koltuk olabilirdi. Koltuk zaten elektrikli, bir aile arabası olduğunu düşünürsek, benim gibi eşiyle aracı sık değiştiren tek arabalı aileler bu çok kullanışlı olurdu. Yıllardır hayalimdi, hala öyle. Ses sistemi tartışılır, sesler bana biraz uzaktan ve aracın sağından geliyor gibi, ayarları kurcalamam gerekebilir. Direksiyon üstü düğmeler kalabalık, özellikle sol taraf. Çok fonksiyonelli tuşu, tasarımı ve basılma şekli yüzünden istediğinizden farklı şeyi yapabiliyor, mesela ne zaman radyonun sesini arttırmaya çalışsam kanalı değiştiriyorum. Sesli komut hiç olmasa olurmuş bence, denemedim bile, onun yerine yukarıda bahsettiğim telefon kullanımını daha verimli hale getirebilirlermiş. Bir de şu oldu: Kalan menzil 70 km iken benzin ışığı yanıyor. Ben bunun oldukça erken yanan bir ikaz olduğunu düşünüyordum ama fazla kafa yormadan, kısa süre içinde benzin alıyordum. Son depoda, günlük rotamın üstünde tercih ettiğim benzinci olmadığı için bayağı erteledim, 70-60-50-40-30 diye onar onar menzil düştü. Dün sabah işe gitmek üzere aracı çalıştırdım, yine menzil 30 gösteriyordu, bugün artık iş çıkışı alırım diye yola koyuldum ki, birden menzil göstergesi 20 ve 10 tamamen atlayarak direkt “-- -- --“ gösterdi. Depo iğnesine baktım, sıfırın altında! Direksiyonu işyerimin tam ters yönüne çevirerek ve geç kalmayı göze alarak istasyona gazladım (yani yavaş yavaş gittim). Depo 58 litre benzin aldı J Herhalde hayatımda ilk defa bu denli yolda kalma korkusu yaşadım. Son tahlil: Aracımdan çok memnunum, eksiklerinin çoğunu bilerek aracı aldım, ve bu anlamda kesinlikle pişman değilim, tek pişman olduğum konu daha önce bir Subaru almamış olmam. Kısmet Levorg’muş. Subaru is Love, Levorg is LoveBorg.
  37. 3 beğeni
    Valla büyük geçmiş olsun, emniyet kemerleri bağlıydı sanırım zira takla atan aracın içinden burnu kanamadan çıkmak çok zor, emniyet kemeri hayat kurtarır tezini hep savunsam da bir türlü kendimi alıştırmadım, ehliyet için girdiğim direksiyon sınavında bile emniyet kemeri takmayı unutan biriyim (geçtin mi peki derseniz 90 verdiler demek ki 10 ceza puanı var takmamanın). @bilalcesur Sana da ayrıca geçmiş olsun dilerim tanıdıkların oldukları için. Mal yerine konur cana birşey olmadıktan sonra gerisi önemli değil
  38. 3 beğeni
    Evet. Motora en yakin sensor birinci digeri ikinci sensordur. Iki sensorun arasindada katalitik konvertor vardir.
  39. 3 beğeni
  40. 3 beğeni
    Alma ama yinede sen bilirsin Neden? Çünkü ufak tefek ve tanınmayan bir araç. Trafikte özellikle büyük araçlar çok ezikliyor. Otobanda kamyonlar tırlar sellektör sellektör kıyamet kopuyor dersin. Şehiriçi trafikte yol vermezler ara sokaklardan önüne atlarlar. Yol hakkı hiçbir zaman sende olmaz. Parçası zor bulunur demek isterdim ama üzgünüm onu dahi diyemem. Parçası yok. Bütün bunların yanında 4WD bir Justy ye sahip olmanın verdiği his. Paha biçilemez. Öncelikle gerçekten eğlenceli bir araba. Ben onunla trafikte max 80-90 km/h saat hızla sehahat ediyorum. Çok nadir 100km/h üstüne çıktım. Yinede keyifli. Ben arabaya ayıracak herhangi bir bütçem olmadığı için biraz masraflı bir araba aldım. Zaman içinde uğraşıp yavaş yavaş toplarım diye. Ayrıca FWD istemiyordum. Bu nedenle ilandaki en ucuz 4wdyi aldım. Bütçen iyiyse doğru düzgün masraf çıkarmayacak bir Justy yi sıkıştırmadan uzun yıllar sorunsuz kullanabilirsin.
  41. 3 beğeni
    yok ki bir foresterimiz bu arada arkadaşlar özkan abi benim xv ye denedi en ufak bir kesme biçme yok montaj oldukça basit ( tabi neyi nereye takmasını bilene) o yüzden titiz olanların içi rahat olsun özkan abinin işçiliğide güzel
  42. 3 beğeni
    Gaz veer bıraak, kontağı kapat bu arabada yatak sesi var @Erçay abi böylemiydi [emoji16] Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
  43. 3 beğeni
    WRX ile uzun yolda 100-120 hızla gideceksen; o arabahiçbir sıkıntı çıkarmadan bir milyon kilometre yapar. Kaput açmadan tabiri var ya işte o şekilde. Sıkıntının s'sini bile yaşamazsın. Yakıt ise üst limit yok alt limit 50kr. Çok çok idiialıysan 45kr lara yaklaşabilirsin. Benim en uzun menzilim 605km. Aracın deposunun 60lt olduğunu düşündüğünde ortalama yakıt hemen 10lt/100km olarak çıkar. Üst limit yok demiştim. Yine uzun yolda Akçakocadan İstanbula tam gaz çoğunlukla 200km/h bir ara BMW nin biriyle 240-250km/h süratle bir depo ile 250 km menzile ulaştım ki dikkatinizi çekerim yine uzun yol. Arkadaşlarla buluşalım rolling yapalım drag yapalım dersen bir depo ile demekki 200km bile gidemezsin. Sonuç iki yılın bir depo ile menzil ortalamasına gelecek olursan 350 km idi. Depo kapasitesinin 60lt olduğunu yine hatırlatmak isterim
  44. 3 beğeni
    Özgür hocam müsait olmayınca bugün uygulamayı yalnız denemeye karar verdim. Tezek de bulamadım, onun yerine mangal kömürü ve karton kutu kağıdı kullandım. Bir iki deneme sonrası yoğun duman elde ettim, ve ilk denemede intercooler onunde bir hava hortumundan kaçak olduğunu farkettim, bir kelepçe yerleştirerek zar zor sıkıp hava kaçağını kestim. Sonrasında tekrar duman ile deneme yaptığımda aracın turbosuna giren hava hortumundan yoğun miktarda hava kaçağı olduğunu farkettim...
  45. 3 beğeni
    114 bin km. benzinde mi ? Hocam, km'de en az 20 kuruş tasarrufunuz olurdu LPG ile, ve şu an 22,500 lira cebinize kalmış olurdu. Belki de aracınızın piyasa değerinin yarısı. Diyelim ki LPG ve vize maliyeti 3000 lira+ oksijen sensörü 900 lira+ subaplar bir defa yapılsa 2800 lira + LPG bakım maliyetleri 300 lira, toplamda 7000 lira yapar.biz 7500 lira desek, ekstradan birşeyler çıksa, , 22500 - 7500 , 15.000 lira net tasaaruf demek idi LPG takmış olsaydınız.bence LPG candır sayın hocam
  46. 3 beğeni
    Biz yolda subaru göremezken iki subaru birbirine çarpmış.
  47. 3 beğeni
    Heyecan dorukta, trigere daha var yaa, kurban parasını oraya yatıramam şimdi yoksa legacy'i kesecem
  48. 3 beğeni
    Bir amerikanin oyunu daha arkadaslar. Civic pompayi bozar olayi tamamen hurafe efendim.. Bu civicin piyasaya cikma nedeni zaten pompanin sagligini korumak icin neden. Arac benzinden lpg ye gecince benzin pompasi calismaya devam eder. Benzin pompasinin pompaladigi yakit silindirlere girmeden geri donusum hattindan depoya tekrar dolar. Buradan anlayacagimiz gibi benzin pompasi biz lpg de giderken bile her daim calisiyor. Peki calisip isinam benzim pompasi nasil soguyor? Yine depodaki bwnzin ile soguma gerceklesiyor. Peki biz lpg li aracimizda ne kadar benzin bulunduruyoruz? 10 kisiden 8 i ceyrek depo ancak bulunduruyor. Peki ceyrek depo benzin isinan benzin pompasini sogutmaya yetermi? Nayir yetmez. Benzin pompasi yari yatik sekilde benzin icinde yuzecek ki sogusun. Peki sogumayan ama surekli calisan benzim pompasi sonun da ne olur? Asiri isinmadan Cortingen forest Iste yuzyilin icadi her lpg linin kullandigi bu civic bu soruna care oluyor. Arac lpg ye gecer gecmez benzin pompasina gelen elektrigi kwsiyor ve bosa calismasini engelliyor. Tacsiz kral pele nadya kominaci unlerini bu urune borclular.
  49. 3 beğeni
    oksijen sensörü ile ilgili biri aydınlatırsa bizi çok memnun oluruz... Bugüne kadar kendi kullandığım subaru araçlar dahil, oksijen sensörü kaynaklı arıza ışığı yandı, bir etkisini görmedim sürüşe, yada araca.. forumda da oksijen sensörü kaynaklı ciddi bir sıkıntıya denk gelmedim.sadece araç % 3-4 civarı fazla yakar dediler. Hadi ben neyse de, en yakın arkadaşım 190 bin km'de 2007 Legacy aldı, araç şu an 340 bin km'de araç son 4 yıldır Rusya ve Kazakistan'da kullanıldı, bu km'nin 40-50 bini Türkiye'de LPG ile, geri kalanı yurtdışında benzin ile kullanıldı., Araçta LPG var, ve LPG kaynaklı, araç 190 bin km'de alındığında bile arıza ışığı yakıyordu.. Aracın bırakın oksiyen sensörünü, motoru hala açılmadı, subapları dahi değişmedi aracın. yani 150 bin km'dir oksijen sensörü bozuk olan araç hala sapasağlam gidiyor. Peki bu oksijen sensörü hatasının olayı nedir?
  50. 3 beğeni
    keçeler rulman dan çıkmaz Çin hariç ne alırsanız iyidir ors dahil. triger 1000-2000 km den birşey olmaz demek isterdim ama kısmet işidir o bir yüzbin daha gitsen belki birşey olmaz 10 km gidersin sıyırır. son olarak revize edilmiş hiçbir parça yenisinin yerini asla tutmaz ama değişimi öteler. SM-G800H cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
This leaderboard is set to Istanbul/GMT+03:00