beyazit60

Lastik Ebadının Yol Tutuşa Etkisi

24 posts in this topic

Lastik ebadının yol tutuşa etkisi nasıldır? Yol tutuşta (Diğer şartlar sabit olmak kaydıyla) geniş tabanlı lastikler daha mı avantajlıdır?

Share this post


Link to post
Share on other sites

bildiğim kadarıyla geniş tabannlı lasrtikler yoltutuşa artı yönde bir etkisi var.. ama tabıkı bunun yanında sürtünme arttığı için yakışı dogru orantılı olarak artıyor..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahmet abi bu dediklerim sadece kuru asfalt zemin için.

lastiğin yere deyen tabanı ne kadar genişlerse o kadar sürtünme artar sürtünme arttığı için yola tutunma da o kadar artar.

sürtünmeyi artıran faktörlerden biri ağırlıktır ancak yol tutuşuna katkısı değişkenlik gösterir..

ağırlık : bir cismi bir platforma koyun, bi arkasından itin birde üstüne baskı uygulayarak itin. sürtünme artar tabii ama dikkat edilmesi gereken bir husus var..

ağırlık, sürtünmeyi artırır artırmasına da, bir o kadarda aracın ivmesini artırır. örneğin 120 nin üstünde bir hızla gidiyorsunuz araba çok ağır.. araba savurmaya başladı, arabanın ağırlığından dolayı ivmeside fazla olduğu için direksiyonun işi o kadar azalır. eğer aynı araç hafif olsaydı ivmesi az olacaktı ve toparlamanız daha rahat olacaktır bunu daha bilgili kişiler açıklasa benim bilmediğim şeyleride öğrenmiş olurum.. :)

gelelim sürtünmeye..

ağırlık sürtünmeyi artırır dedik orayı geçelim garip bir durum çünkü. sürtünmeyi yüzey genişliği ( yani lastik tabanı ) ve lastiğin cinsi değiştirir..

yere ne kadar temas fazla ise o kadar sürtünme artar. yani dolayısıyla yol tutuşunuz artar. yol tutuşunda lastiğinizin profili ( yanağıda önemlidir ). profil azaldıkça lastik tabanı ile jant arasındaki oynama azalacaktır azda olsa yol tutuşunu etkiler. buda virajlarda çok az bir sertliğe neden olur. ayrıca profilin düşüklüğüde engebeli yollarda konforu azaltır araba sertleşir. bir bilgi...

yani toparlarsak, kuru asfalt zeminde yol tutuşunuzun iyi olmasını isterseniz geniş taban ince yanak lastik seçimi iyi olacaktır..

şunuda unutmamak gerekir; ( eğer böyle bir lastik alırsanız aracın çekişinde az bir düşüş ve birazda yakıt sarfiyatının artığını gözlemlersiniz. )

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahmet Günaydın.

Geniş tabanlı lastikler kuru asfaltta ve yaz koşullarında daha başarılıdır yol tutuş ve frenajda. Çünkü sürtünmeyi arttırarak, virajda yanal kuvvetlere daha iyi direnirler. Fren altında da daha geç kilitlenerek fren kuvvetini arttırırlar.

Ama yol şartları kayganlaşmaya başladıkça iş tersine dönmeye başlar. Bu durumda sürtünme kuvvetini lastiğin yere bastığı alanla değil, aksine yere bastığı alana düşen ağırlığın yüksekliği ile sağlayabilirsin.

Eğer fark ettiysen, kuru asfalt üzerinde performans için üretilen araçlar oldukça geniş lastiklerle donatılırlar. Ama kar üzerinde ralli yapan araçlar ise oldukça ince, bisiklet lastiğine benzer dar lastiklerle yarışırlar.

Şehiriçinde üreticiler normal araçlara optimum genişlikte lastikler takıyorlar. Bunlar herşeyin ortalamasıdır. Bu sebeple ben standart araçlar için lastiklerin genişliği ile çok oynanmaması gerektiğini düşünüyorum. Sınırlar içerisinde yapılabilir. Mesela ben standart 215 olan taban genişliğini 225 yaptım.

Lastik ebadının yol tutuşa etkisi nasıldır? Yol tutuşta (Diğer şartlar sabit olmak kaydıyla) geniş tabanlı lastikler daha mı avantajlıdır?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Günaydın Mustafa abi,

Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim. Çok fazla oynamadan yazlık ve kışlık lastik genişliklerini verdiğin bilgiler ışığında değerlendireceğiz.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Özellikle kış şartlarında daha küçük ebatlı lastikleri önerirler. 195 yerine 185 gibi.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kışlık lastik ebatlarım 185x65x14 yazlık 205x55x16

Share this post


Link to post
Share on other sites

Eğer fark ettiysen, kuru asfalt üzerinde performans için üretilen araçlar oldukça geniş lastiklerle donatılırlar. Ama kar üzerinde ralli yapan araçlar ise oldukça ince, bisiklet lastiğine benzer dar lastiklerle yarışırlar.

Bakınız ;

5425585813_d310c8cd9f_z.jpg

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ek olarak viraj performansını negatif hale getiren lastik yanak yüksekliğini unutmamak lazım.

Geniş tabanlı ama 70 yanak bir latik, sert yanal kuvvetlerde ciddi şekilde esneme, hatta düşük hava basınçlarında ise jantın kenarının yere değmesi ile sonuçlanacak kötü sonuçlar doğurabilir.

Bu sebep ile konfordan ödün verip ,  yanak yüksekliğini dşürmek lastiğin mümkün olduğunca virajda stabil kalmasını sağlamakta çok önemlidir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aynen!

Düşük yanak; daha keskin ve hızlı direksiyon tepkileri, daha iyi fren reaksiyonu, daha iyi viraj performansı.

Yüksek yanak; daha iyi konfor, daha az balon yapma riski...

Ek olarak viraj performansını negatif hale getiren lastik yanak yüksekliğini unutmamak lazım.

Geniş tabanlı ama 70 yanak bir latik, sert yanal kuvvetlerde ciddi şekilde esneme, hatta düşük hava basınçlarında ise jantın kenarının yere değmesi ile sonuçlanacak kötü sonuçlar doğurabilir.

Bu sebep ile konfordan ödün verip ,  yanak yüksekliğini dşürmek lastiğin mümkün olduğunca virajda stabil kalmasını sağlamakta çok önemlidir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sürtünme kuvveti sürtünen yüzeylerin büyüklüğüne bağlı değildir!

Murat'cım bana Subaru symmetrical awd'nin çekiş kuvvetinin ve kabiliyetinin iki çekerlerden daha fazla olmasını anlatır mısın?

Eğer bilimsel teoremleri özelden bağımsız salt değerlendirirsen, garip sonuçlar çıkar! Mesela bu madde isbatlar ki, 4x4 sistemleri gereksizdir.

Ancak özele inersek, otomobildeki sürtünme sadece doğal ivmeden ya da kinetikten kaynaklanan birşey değildir. Aynı zamanda hareketi iletmekte olan tekerleklerdeki dönme gücüne karşı koymak için de varlığı önemlidir.

Bana STI ile 155 lastik ile kalkışta ve 245 lastik ile kalkışta elde ettiğin çekiş kuvveti, yani patinaja kalma durumunu anlatabilir misin?

Fren'de de durum şudur; Lastikler elastik malzemeden mamuldür. Lastik desen bloklarının fiziki olarak taşıyabileceği stres (yük) bellidir. Bunu aşamazsın, aşarsan deforme olur ve yırtılırlar. Bu sebeple, kuru asfaltta yapılan blok frende 155 lastikle, 205 lastik fark yaratır. Toplam sürtünme aynı kalsa da, blok rijitliğini korumak ve fren performansını maksimuma taşımak açısından 205 çok avantajlıdır.

Frenajda ve yol tutuşta herşey sürtünme değildir. Sürtünme gücünün korunabilmesi adına dengeli sürtünmenin korunabilmesi ve sürtünen unsurların fiziki ve ısısal dayanıklılığını koruyabilmektir.

Sürtünme Kuvvetinin Özellikleri:

1.Sürtünme kuvveti sürtünen yüzeylerin cinsine bağlıdır. Cisme etkiyen sürtünme kuvveti yüzeylerin cinsine göre değişir.

2.Sürtünme kuvveti (yatay düzlemde) cismin ağırlığıyla doğru orantılı değişir.

3.Sürtünme kuvveti sürtünen yüzeylerin büyüklüğüne bağlı değildir.

4.Sürtünme kuvveti daima harekete zıt yöndedir.

5.Sürtünme kuvvetinin hareket ettirici özelliği yoktur.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yani senin de izah ettiğin gibi, awd araçların daha zor patinaja düşmesinin sebebi yere daha fazla yüzey ile temas etmesidir.

Yani senin 3. madde teoride doğrudur ama otomotivde gücün yere aktarılması kurallarına birebir uymaz. Eğer uysaydı awd araçlarla, 2 çeker araçlar arasında gücü yola aktarma kabiliyetleri arasında bir fark olmazdı.

Otomobillerde sürtünme kuvvetini yenmek üzere etki eden tek kuvvet kinetik enerji değildir. Aynı zamanda tekerleklere uygulanan döndürme momentumudur.

Ayrıca sürtünme kuvveti aynı olsa dahi, bu kuvvetlere dayanmak için daha geniş yüzeyde blok rijitliğini muhafaza etmek çok daha kolaydır. Çünkü blok başına düşen sürtünme kuvveti, senin teorin doğrultusunda daha az olacaktır.

Not; Bu arada geniş yanak değil de taban diyelim.

Tabi ki; 235'in kuru asfaltta özellikle çekiş açısından avantajı olur 225'e. Ama çok farkedilebilecek kadar olduğunu sanmam.

Bu arada ben senin teorin yanlış demiyorum. Sadece salt haliyle otomotiv için geçerli değil diyorum. Dediğimin doğru olduğunu da zaten otomobil üreticileri daha güçlü modellere daha geniş tabanlı lastikler koyarak ve hatta arkadan itişli model ise, arkalara önden daha geniş tabanlı lastikler koyarak kabulleniyorlar.

500 Nm torku olan bir aracın..örneğin benimkinin :)...

patinaj oluşması için gereken değerin 150 Nm olduğu bir şartta ;

önden çeker bir araçta tekerlek başına 250 Nm  tork gelmesi durumunda ;tutunamama

4 çeker bir araçta ise 50 50 dağılmış ve lock modda  tekerlek başına 125 Nm döndürme kuvvveti gelmesi ve tutunması ....

aynı tork değerinde 4 çekerin çekiş kuvvetini sanırım bu örnek açıklıyor...

teori bir bütündür..geniş yanakta alanın artması yere olan sürtünme kuvvetini artırmaz... çünkü kanun çok basittir....sürtünme kuvveti = dik kuvvet x sürtünme katsayısı..

tabiikide yazdıklarında şu gerçeklik var...ısı ve fiziki olarak dayanıklılığı koruyabilmek...

155 zaten bu limitlerin dışında ve başka nedenlerden dolayı kabul görmeyecek bir lastik..ısı ve fiziksel rijitlik..

aynı soruyu şöyle soralım 225 lastikmi ? 235 lastik mi cevap ne olur??

haaa bunu bende merak ediyorum:;)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Evet. Frende de aynı durum var. Fren gücü daha çok kaliperler ve fren merkezi, hortumlar vb. donanımın ne kadar baskı gücü uygulayabildiği ile alakalı. Ama sürtünme teoremini buraya da salt uygulayamayız. Çünkü fren baskı gücünü ne kadar artttırırsanız, disk ve balata temas alanını da arttırmanız lazım. Fiziki dayanıklılığı arttırmak (aynı sürtünme kuvveti daha geniş alanda yayılınca, birim başına düşen miktarın azalması anlamında) ve ısı transferini daha geniş yüzeylerde yaparak ısı dengesi ve dayanıklılığını arttırmak için.

Tabi ki, bu yüzey hikayesi de yeterli değil. Sürtünme miktarı ve gücü, sürtünen malzemenin niteliği ve dizaynı (deseni) ile de ilgilidir. Yani konuştukça anlıyoruz ki, bilimsel teoriler mühendisliğin yola çıkış anahtarıdır ama ancak iyi harmanlandıklarında mükemmele ulaşabilirsiniz.

Örneğin F1'de kuru havada niye slick, ıslak da niye kanallı? Pratikte slick lastiklerin yere temas yüzeyi daha fazla. Neden? Soğutma diyorsan, soğutma ısıyı transfer edecek yüzeyin genişliği ile alakalı. Doğal olarak kanallı lastiklerin yere temas yüzeyi az ama toplam yüzey alanları daha fazla. Yani soğutma kabiliyetleri daha fazla???

O halde neden slick? Eğer temas yüzeyi sürtünme kuvvetine etki etmiyorsa ve kanallılar daha iyi soğuyorsa, neden sürekli kanallı değil?

firmaların yeni nesil araçlarında  ve gelişmiş makinaların da daha geniş lastik koyması tabiiki de anlaşılır bir durum...görüntü :)

aslında aynı şey fren diskleri çaplarındada söz konusu ....formülü göz ardı edersen daha güçlü araçlar daha büyük çapda disk koyuyorlar diyebiliriz..ama buda bencee yanlış..disk çapını artırmak 1 e 1 fren gücünü artırmaz...çünkü yüzeyden bağımsız....ama soğutmak için önemli bir konu çap....ve ısı katsayıyı değiştiriyor...

aslında fren konusu her şeyi açıklıyor...

elimizde sadece pekde ucu açık olmayan bir şey kalıyor.... sürtünme katsayısı...

desen derinliği desen adedi yanak kalınlığı sürtünen 2 yüzeyin malzemesi ve tabiikide en önemlisi ısınınca ne olucağı.....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Slick lastiğin yol tutuşunun çok daha iyi olmasında, kullanılan hamurun çok yumuşak olması ve ısındıkça tutuşu arttırması , ayrıca yol lastiklerine göre ömrünün en az 10/15 kat daha kısa olması faktörünüde unutmayalım.

Bir cam bardağı ahşap masanın üzerinde kaydırmak ile , bir oyun hamuru yada mouse pad'lerin masaya deyen kısmının örnek versem çok mu yanlış olur.

Share this post


Link to post
Share on other sites

bir set bende de var sanırım..ama tam kullanmak nasip olmadı..

Abi ölçüler nedir ?

Satmayı düşünürsen haberim olsun.

Share this post


Link to post
Share on other sites

son araştırmalarda 2 karbon yapının katsayısı 0 a yakınmış....

Murat abi bu konuda biraz ayrıntılı bilgi verir misin.

Share this post


Link to post
Share on other sites

bu özel karbon atomlarıyla evet sürtünme var ama 0....

Çok ilginç.

Abi peki Subaru modellerinde en düşük sürtünme katsayısını kaça kadar indirdiler bilgin var mı?

Share this post


Link to post
Share on other sites

sürtünmenin sıfır olması demek aracı karada kontrol edememek demektir..

Share this post


Link to post
Share on other sites

abi bu bilime aykırı ya :D bende araştırıcam bunu çok ilginç gerçekten

Share this post


Link to post
Share on other sites

Abi bir türk bişeyler bulmuş abd de ama pek açıklayıcı değil bide bunu buldum sanki daha bi elle tutulur bi bilgi..tubitak sayfasından aldım

Bilindiği gibi, temas halindeki iki katı cismin yüzeyleri arasındaki sürtünme kuvveti, yüzey molekülleri arasındaki elektrostatik çekme kuvvetlerinden kaynaklanır. Moleküller nötür olmakla beraber, her an için, toplamda birbirini götüren yerel yük dengesizlikleri taşırlar. Karşılıklı iki yüzeye ait moleküllerdeki zıt işaretli yerel yük dengesizlikleri, birbirini çekerek sürtünme kuvvetine yol açarlar. Bir akışkan içerisinde hareket halindeki bir katı cismin karşılaştığı sürtünme kuvvetinde ise, elektrostatik kuvvete ek olarak ve hatta daha ziyade, cismin akışkan molekülleriyle uğradığı çarpışmaların aktardığı momentum rol oynar. Dolayısıyla, herhangi bir cismin hareketi için sürtünmesiz bir ortam oluşturmak, o cismin etrafında başka hiçbir maddenin bulunmamasını sağlamakla, yani çevresinde mutlak bir boşluk oluşturmakla mümkündür. Sürtünme kuvveti ancak bu durumda sıfıra indirilebilir. Benzer şekilde, bir kap içerisindeki havanın sürtünmesini ortadan kaldırmak için, kaptaki havanın pompalanarak dışarı atılması gerekir...

Share this post


Link to post
Share on other sites

aslında konunun bu bölümlerini sürtünme isimli yeni bir konu açıp oraya taşıyabiliriz

Share this post


Link to post
Share on other sites

onu kimse anlamaz bende google da baktım şimdi yalan yok

Share this post


Link to post
Share on other sites

3 yıl kadar önce ABD 'de çalışmalarına devam eden bir Türk bilim adamı, poli tetra flora etilen , yani teflon kullanarak sürtünme katsayısını sıfıra yakın bir hale getirebildiğine dair haberler vardı.

Son durum nedir bilmiyorum.

Eğer sürtünme yüzünden yaşanılan kayıplar bu şekilde sıfıra yakın bir hale gelirse termodinamik'in 2. kanunu çökmüş olur ve dünyada  bir milad daha yaşanır.

Share this post


Link to post
Share on other sites