Aydın

2008 Subaru Impreza 2.0 Düz vites (karşılaştırmalı incelemem)

19 posts in this topic

(Bu incelemenin aynısı mitsubishiclubturkey sitesinde de paylaşılacaktır.)

Evet arkadaşlar, bir ayı aşkın süredir kullandığım son aracım olan 2008 model Subaru Impreza aracımla ilgili söz verdiğim inceleme yazımı geç de olsa sizler için klavyeye alıyorum.

Aracın resimleri:

2011-07-19130900.jpg

2011-07-19130908.jpg

2011-07-19130921.jpg

2011-07-19130932.jpg

2011-07-19130940.jpg

2011-07-19130950.jpg

Sırasıyla aracın teknik ve donanımsal özelliklerini özetleyeceğim. Daha sonra motor, performans, yol tutuş, tüketim, konfor- iç mekan, müzik sistemi hakkında daha ayrıntılı ve de önceki araçlarımla (özellikle Lancer araçlarımla) karşılaştırmalı yorumlarımı aracıma ait fotoğraflar eşliğinde sizlerle paylaşacağım.

Teknik özellikler:

- motor hacmi: 1994 cc

- Güç: 150 PS @6400 rpm

- Çekiş: 196 Nm @3200 rpm

- Tüketim (ş.içi-ş.dışı-ortalama): 11,1-6,5-8,4

- Şanzıman: 5 ileri Manuel

- Çekiş: Simetrik 4 çeker

- 0-100 hızlanma: 9,6 sn (Bu fabrika verisi ama fabrika çıkışlı hali için sizinle bir video paylaşacağım)

- Boş ağırlık: 1355 kg

- Bagaj hacmi: 301 Litre (Koltuklar dikili)

- uzunluk: 4415 mm

-Genişlik: 1740

- Minimum dönüş yarıçapı: 5,3 m

- ön-arka iz genişliği: 1495-1500 mm

- Dingil mesafesi: 2620 mm

- Yükseklik: 1475 mm

- Yerden yükseklik: 155 mm

- Çekme kapasitesi: 1600 kg

- Direksiyon: Hidrolik

- Ön amartisör: Mc Pherson

- Arka amortisör: Double wishbone (Bağımsız çift salıncaklı, helezonik yaylı)

- Lastikler: 205/55/R16

Donanım:

- Cruse control

- Direksiyondan kumandalı, mp3 çalarlı, 10 hoparlörlü, 6’lı CD değiştiricili, SRS Surround  Ses Sistemi

- Anahtarsız giriş

- Anahtarsız çalıştırma

- Yokuş kalkış desteği

- Yol bilgisayarı (2 farklı mesafe için ortalama yakıt tüketimi)

- Yıkamalı, mercekli HID ön farlar

- Isıtmalı ve katlanabilen yan aynalar

- Ön-arka sis farları

- elektrikli ön ve arka camlar (sürücü tarafı tek dokunuşlu)

- Arka spoiler

- Tam boy stepne

- aux girişli ve 12 Adaptörlü ön kol dayama

- deri direksiyon ve vites topuzu

- Teleskopik direksiyon

- tam otomatik klima

- Isıtmalı, çarpışma anında kırılan ön silecekler

- Alüminyum kaput

Güvenlik:

- ABS

- ESP

- sürü yolcu ön ve yan hava yastıkları, perde hava yastıkları

- Emniyet kemeri uyarcısı (sadece sürücü)

- Acil durum flaşörleri

- arka 3 koltukta da ISO-fix bağlantısı

- ön-arka disk frenler

- Led stop lambaları

İyi bir karşılaştırma olması adına biraz ayrıntılı yazdım.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi gelelim inceleme ve yorumlara:

Motor:

2011-07-19131802.jpg

2011-07-19131813.jpg

Kaputta amortisörlü sistem mevcut.

Araçta 4 silindirli 2 litrelik dikine yerleştirilmiş boxer tipi motor mevcut. Silindirler yatay olarak yerleştirildiği için motorun konumu diğer araçlardan daha aşağıda bu sebeple de aracın yol tutuşuna olumlu bir etkisi mevcut. Ayrıca pistonlar biribiri ile karşılıklı hareket ettiğinden artıca bir denge elemanına ihtiyaç duyulmamış. Bu da motorun daha hafif ve de daha az titreşimli olmasına yol açmış.

Araçta bizim Mivec benzeri bir teknoloji var. Teknolojinin AVCS (Active Valve Control System) olarak geçiyor. Ancak 1.8 araçlardaki hem emme hem de egzost supapları için değil 1.3,. 1.5, 1.6’lardaki gibi emme supapları için etkili. Ama sonuç olarak, tıpkı mivec gibi, orta ve düşük devirlerde tork, yüksek devirlerde güç ve genel yakıt ekonomisi anlamına geliyor.

Motorun tirgger kayışlı olması benim gibi zincirli sisteme alışık birisi için bir eksi. Ama motor sesine katkısı daha olumlu.

Motor alt devirlerde oldukça sessiz devri yükselttikçe paralel olarak ses de artıyor. Ama boxer motorun sesi biraz dizelleri andırdığı için bu ses yırtınan bir sesten çok (bu bir eleştiri değil mitsu motorlarının sesini çok severdim) daha çok ama güç hissi uyandıran bir ses.

Motorun gücü ve ekonomisi ile ilgili yorumlarımı performans ve ekonomi başlıklarında detaylandıracağım.

Performans ve yol tutuş:

Motorun maksimum torkunu verdiği devirin 3200 d/d seviyesinde olması aracın düşük devirlerde bile iyi bir çekiş yakalamanızı sağlıyor. Ayrıca bu tork her ne kadar 3200 devirde maksimum olsa da oldukça yüksek devirlere kadar yataya yakın bir seyir izliyor böylelikle hızlansanız dahi yüksek çekiş sağlıyor.  6750 d/d’da (kadrandan okuduğum bu 6500 de olaiblir)  red line’a giren bir bir motorun 6400 d/d’da maksimum beygir gücünü üretmesinden de bunu anlayabilirsiniz. Yani araba siz neredeyse devir saatini kırmızıya getirene kadar gücüne güç katmaya devam ediyor. Bu da değindiğim gibi süreklilik arz eden bir hızlanma alarak size yansıyor.

9,6 sn olarak verilen fabrika 0-100 hızlanmasına karşın ben youtube’da bu değeri 9 sn’nin altıan düşürenleri (stock araçlarla) gördüm. Tabi bunda araçta bulunan Hi-Low vites seçeneğinin etkisi var kanımca.

Yeri gelmişken bu Hi-Low vites seçeneği her vites için geçerli. Yani 5 ileri şanzımanı iki pozisonda da kullanabiliyorsunuz. Yani bir nevi 10 ileri bir şanzıman. Hi konumunda normal oranlara sahipken Low seçeneğinde tekerlere daha fazla tork göndermeniz mümkün. Aslında kum gibi koşullarda kullanılması gerektiği söylenmesine rağmen 5 vitesin hepsinde kullanılıyor olması araca ek bir performans katma isteği varmış gibi de hissetirmiyor değil.  Zira 193 km/s yazan max hız Low konumunda 146 km/h olarak söylenmiş. Bu da aracı kısa vites aralıkları ile sürmenizi sağlıyor. Zaten bahsettiğim videoda aracı kullananlar da Low 1, Low 2, Hi 2, Hi 3 diyerek bu aracı sürüyorlar anladığım kadarıyla. Burada hi-Low değişiminin debriyaja sonuna kadar basılarak yapıldığını belirtmekte fayda var. Biraz el freni çekmek gibi olsa da her an bunu yapabilmek fena bir şey değil. Yine de servis bunu tavsiye etmiyor.

2011-07-19131028.jpg

Daha önce bahsettiğim motorun yere yakın ve boxer tipinde oluşunun yol tutuşa ektisi ne kadar yüksek de olsa bu konudaki en büyük pay simetrik 4 çeker sisteminin. Burada gerçek bir simetri var ve Subaru firması bunun aracın kararlılığında çok etkili olduğunu söylüyorlar. Motorun konumundan şanzımana oradan şafta kadar her şey simetrik. Yani aracı ortadan boylu boyunca kesseniz aynalanmış bir yapı ile karılaşıyorsunuz. Bu da tekerlere sürekli aynı gücün gitmesi gibi bir durum ortaya çıkarıyor. Şanzımandan tekerle uzanan yapının eşit olmamasının bile araca denge anlamında olumsuz etkisi olduğundan bahsediliyor. Çözüm olarak da simetrik 4 çeker  öneriliyor.

4 çeker sisteminin varlığını biraz dar bir virajı dönerken (yavaş bile dönseniz) tekerlerin cıyır cıyır ötmesinden anlayabiliyorsunuz. Limitli kaydırmalı orta diferansiyel ön ve arka teker arasında çekişi ihtiyaca göre dağıtıyor. Fakat sağ ve sol tekerlerde dönüşte oluşan fark sanırım bu ötmeye sebep oluyor.

Araçt patinaja düşmüyor. Düşürmememiz de gerekiyor ama 4 çeker bir aracın patinaja düşmesi demek 4 tekerinde aynı anda patinaja düşmesi demek olacağından gerçekten olağan dışı durumlar harici pek mümkün görünmüyor.

performansla ilgili bir video

Ekonomi:Araç düz vites olduğu için açıkçası aynı koşullarda kullandığım 1.8 lancer aracımdan daha az yakıyor. Ama bu abartı bir fark değil. Lancer aracımda ortalama tüketimim 9.2 lt iken bu araçta 9.0 lt civarında. Tabi bu benim arabaya alışmamla değişebilir (aşağı ya da yukarı).  Bu ekonominin bir sebebi de düşük devirde yüksek tork elde edildiği için hızlanmalarda motor devrini çok yükseklere çekmeye gerek kalmaması hatta çabuk vites yükseltmeye izin verilmesi olabilir. Araç ile elde ettiğim en düük yakıt tüketimi 6.0 lt (İçerenköy Avcılar) aynı güzergahta 1.8 Lancer ile 6.2 lt değerine ulaşabilmiştim.

Parça fiyatlar konusundaı tipik Japon arabası durumları mevcut. Ancak forumlardan anladığım kadarıyla parça temin süreci Mitsubishi’den daha sürüncemeli.

Bakım aralıkları 12.500 km’de bir. Fiyatlar Mitsu’dan biraz pahalı olabilir.

Konfor-iç mekân:

Açık söylemek gerekirse araç bir konfor arabası değil. Ama demir teker üzerinde gittiğiniz de söylenemez. Motor kesimindeki yalıtım bana göre başarılı. Yol ve rüzgar sesi konusunda da aynı şeyleri söylebilirim. Ses ile ilgili tek sıkıntı belki de virajlardaki teker sesi.

Çukur ve tümseklerden geçişlerde 1.5 lancer ayarında bir konfor var. Bu da lastiklerden dolayı beklenmedik bir şey değil.  1.8 lancerda sonuçta 18” jantlar kullanılmıştı.

Ayrıca belirtmek gerekir ki araç hatchback bir araç. Bu da içeri giren yol sesini bir miktar arttırıcı bir etken sanırım.

Tabi ben ses ile ilgili çok takıntılı bir insan da sayılmam. Bunu da ayrıca belirtmek isterim. Düşük devirlerde fazla duyulmayan motor sesi, düzgün yollarda duyulman yol sesi, düşük hızlarda duyulmayan rüzgar sesi ve en ufak sarsıntıda tıkırdamayan ön göğüs benim için yeterli. Ve bu beklentilerim genel olarak karşılanıyor diyebilirim.

Aracın herhangi bir görüş problemi yok. Ön cam lancer’a göre biraz daha dik geldiği için ön cam sütunları da biraz da dik konumdalar ama yine de ben bir sıkıntı yaşamadım. Yan aynalar yine aynı şekilde devasa olduğu için bir sorun yaşanmıyor.

2011-07-19131022.jpg

2011-07-19131217.jpg

İç mekânda kullanılan malzeme sanırım lancer araçlardan bir nebze daha iyi. Yani biraz daha kalın ve yumuşak plastik kullanılmış. Kapı içine denk gelen kısımların kumaş olmaması da temizlik açısından bence daha iyi.

Fazla saklama gözü yok. Torpido da aynı lancer araçlar gibi yetersiz. Artı soğutma yok.

Ve ne ilginçtir ki ön kol dayamanın konumu da lancer araçlarla aynı şekilde. Yani bence fazla geride kalıyor. Hacmi yeterli ve aux ile 12v çakmaklık girişi yine ön kol dayama içerisinde.

Direksiyon teleskopik. Ben zaten en dip pozisyonda kullanıyorum. Ancak eşim ayaklarını en pedallara yetiştirmeye çalışırken direksiyona çok yakın kaldığından şikayetçi.

Ayrıca debriyaj pedalı lancer aracımdan sonra bana sert geldi. Yani uzun kullanımda sol ayağınız rahatsız olabiliyor. Bu da serviste 4 çeker olmasına bağlandı. Eh debriyaj eski olmadığına göre bize inanmak düşüyor.

Direksiyon üzerindeki düğmeler kullanışlı. Cruise control ve müzik sistemi düğmeleri lancer (colt, outlander)  araçlarla hemen aynı.

2011-07-19131302.jpg

Şu ana kadar sahip olduğum araçlar içerindeki en sağlam desteğe sahip koltuklar sanırım bu araçtakiler. Sanırım sportiflik için bu şekilde dizayn edilmişler. Sürüş esnasında iyi destek vermelerine ve sizi kavramalarına rağmen sizi sürekli bir şekilde tuttukları için uzun süre oturduğunuzda yorgunluk verebiliyor. Koltuk döşeme kumaşları oldukça kaliteli.

2011-07-19131126.jpg

Araçta arka diz mesafesi gerçekten yeterli. Ancak şaft tüneli olduğu için arka tarafta ortaya gelecek kişi biraz daha sıkıntı yaşayabilir. Ayrıca arka koktukta kol dayama yok. Arka koltuklar 40/60 olarak katlanabiliyor. Ve her koltukta iso-fix mevcut.

İç mekan ferah. Tavan yüksekliği de yine lancer,colt araçları aratmayacak düzeyde. Tabi bu konuştuğum doğal olarak sürücü bölgesi ağırlıklı.

2011-07-19131503.jpg

2011-07-19131625.jpg

Bagaj konusunda araç biraz sıkıntılı. Bagajın yatay derinliği kabul edilebilirken dikey derinliği yok. Bagaj kapısını açtığınızda yükleme ağızı ile aynı hizada bir bagaj zemini ile karşılaşıyorsunuz. Bunda en önemli pay tam boy stepneye ait sanırım. Tabi amortisör sistemi ve arkadan da çekişe sahip olması sanırım bu konuda etkili. Double-wishbone arka amortisör sistemi öğrendiğim kadarıyla diğerlerine göre daha fazla yere ihtiyaç duyuyormuş.

2011-07-19131515.jpg

Bagajın üzerini kapatan şapkalık tente şeklinde ve açıp kapatması oldukça kolay.  Bagaj içi aydınlatması da üzerinden düğmeli yapılmış. İsterseniz kapatabiliyorsunuz.  Bunun işlevselliğini çok anlamadım. Bagajı açtığım zaman sürekli yanması bana ne kaybettirirdi ki?

Klima tam otomatik ama sanki özellikle 1.8 lancer aracımdaki kadar başarılı değil. 1.5 aracımda zaten ancak devir yaptırıldığında buzhane konumuna geliniyordu ama 1.8 araçta bu her devirde böyleydi. Yalnız bunun sebebi impreza aracımın klima gazı ile de ilgili olabilir. Ona baktırmadım zira.

4 cam otomatik eyvallah ama sadece sürücü kısmı tek dokunuşlu ve sıkışma önleyici yok doğal olarak.

2011-07-19131353.jpg

Araç yüksekliği otomatik ayarlanan mercekli xenon kısa hüzmeli farlara sahip. Far yıkama sistemi de mevcut. Aydınlatma ile ilgili bir problem yok. Ayrıca ön ve arka sis farları da mevcut.

Araç oldukça teknolojik olmasına rağmen otomatik far ve yağmur sensörü bulunmuyor. Son çıkan Legacy modeli hariç hiçbir Subaru modelinde olmadığı öğrendim.

2011-07-19131838.jpg

2011-07-19131200.jpg

Teknolojik dedik. Araçta anahtarsız giriş ve anahtarsız çalıştırma sistemleri mevcut. Anahtarı cebinizden çıkarmadan kapı kolları (sadece ön) üzerindeki düğmelerde kapıyı açıp (aynı zamanda kilitleme de yapıyor) koltuğa geçtikten sonra direksiyonun solundaki Start-Stop Engine düğmesinden aracı çalıştırıyorsunuz. Bu esnada ayağınız debriyajda olmalı. Debriyaja basılmadan düğmeye ilk basıldığında ışıklar ikinci basıldığında ise tüm elektrik sistemi devreye girmiş oluyor.

Sistem güzel çalışıyor. Mesela geçen gün anahtarı arabanın içerisinde unutup kapı kapatma düğmesine bastığımda uyarı sesi verip kapıları kilitlemedi. Demek ki anahtarın araba içerisinde olduğunu fark ediyor sistem. Bu arada bagaj düğmesine de bastığınızda anahtarın cebinizde olması yeterli.  Bagaç açma yerinde 2 düğme var. Birisi aynı kapılardak gibi kapı açma kilitlemeye yararken birisi kapağı açmaya (bu arada kilitleri de açıyor) yarıyor.

Bu anahtarla ilgili bir hoşluk da yeterince yaklaştığınızda iç aydınlatmanın kısık bir şekilde yanması oluyor. Sanki araç size hoş geldin diyor gibi oluyor.

Bir diğer teknoloji de hill-holder yani yokuş kalkış desteği. Araçta eğim ölçer bir sistem var ve eğimli yolda frene basıp hareketsiz konuma geldiğinide devreye yokuş kalkış desteği giriyor. Ayağınızı frenden çektiğinizden sonra aracı 2 saniye kadar yokuşta asılı bırakıyor. Ve bunu (bana ilginç geldi) geri vitese takılı iken aracın burnu yokuş aşağı ise yine yapıyor.

Vites kolu biraz uzun. Ama kötü görünmüyor. Ayrıca alıştığımın dışında joystick gibi kavranıyor (onun için topuzu demedim de kolu dedim belki de). Tepesinden de kullanılır elbet ama o şekilde ele daha iyi oturuyor.

2011-07-19131402.jpg

Sileceklerin bulundukları konumun altında bir ısıtma istemi var. İstanbulda buna ihtiyaç duymayacağıma emin olsam da güzel bir özellik.

Yan aynalar yeterince büyük. Tıpkı lancer veya colt’ta olduğu gibi kamyon aynası misal ve aynı biçimde çift açılı değil. Aynalar içeriden bir düğme ile açılıp kapanabiliyor. Anahtarlıkta böyle bir tuş yok.

2011-07-19131335.jpg

Gelelim aracın bence en kötü donanımı olan yol bilgisayarına. Yol bilgisayarı düğmesi öncelikle çok zor ulaşılan bir yerde. Kadran üzerinde ve ulaşmak için elinizi direksiyondan dolaştırmanız ya da direksiyon kolları arasından sokmanız gerekiyor. Yol bilgisayarının bilgilerini (!)  Lancer araçlardaki gibi kadranın ortasından değil makyajsız kasa colt araçlardaki gibi orta konsolun üzerinde.

Eleştirim bununla da sınırlı değil. Yol bilgisayarı 2 ayrı mesafe ve o mesafelerdeki ortalama yakıt tüketimi harici bir bilgi saymıyor. Ne anlık tüketim ne kalan yakıtla gidilebilecek mesafe ne de (renault’lardaki gibi) tüketilen yakıt miktarı. Sadece ortalama yakıt. Ve o değeri sıfırladığınızda mesafe ölçücülerden (a veya B) sıfırlamış oluyorsunuz. Özellikle anlık tüketimin olmayışı yabancısı olduğum motor yapısını en ekonomik ne şekilde kullanacağımı öğrenmeme engel oldu.  Anlık değer veren tüm geçmiş araçlarımda hangi devirde hangi viteste ne şekil hızlama ile ne kadar tüketime sahip olacağım hakkında fikir edinebiliyordum. Ama dediğim gibi tork karakteristiği farklı olan boxer motora sahip bir araçta bu özelliğin olmayışı elimi kolumu bağladı. Kendimce makul değerlere ulaştığı düşünsem de içinde hala bir şüphe yok değil.

Müzik sistemi:

Araçta 10 hoparlörlü ve SRS özellikli (sesi surround gibi veriyor) bir double-din ünite mevcut. Bu ünitede mp3 çalma özellikli 6’lı cd değiştirici de mevcut. Tıpkı 1.8 lancer araçlarda olduğu gibi tüm cd’ler ön gözden yerleştiriliyor.

2011-07-19131034.jpg

Ses sistemi bana göre oldukça kaliteli. Özellikle kendi adıma tizlerini beğendim. Baslar ise sesi sona dayadığınızda tam performans veremiyor gibi geldi. 1.8 Lancer araçlardaki 650Watt Rockford Fosgate sistemle karşılaştırınca çok geride kaldığını düşünmüyor. Belki lancer’ın bagajındaki 10 inçlik punch, bass konusunda birkaç adım önde olmasını sağlıyordur ama hala söylüyoruz o punch araç sedan olmasaydı çok daha fazla iş görürdü.

Müzik sistemine direksiyondan kumanda edilebiliyor. Kumanda düğmeleri yeterli. Ayrıca en çok hoşuma giden Lancer araçlardaki gibi sadece kayıtlı istasyonlar arasında dolaşmak zorunda olmamak oldu. Kanal değiştirme tuşuna uzun basıldığında kayıtlı kanal yerine arama moduna geçmesi güzel.  Ayrıca mute tuşunun olması ayrıca hoşuma gitti. Sesin açılma ve kapanmalarda yavaşça azalması ve yavaşça artması  (fade ediyor yani)  da hoş.

Son söze gelip C segmenti diğer sevidiğim araç ile kıyaslarsak. Yani Mitsubishi lancer ile (tabi 2.0 impreza ile 1.8 lancer arasında bu karşılaştırma)

Impreza’nın iyi olduğu taraflar:

- Tork sürekliliği ile hızlanma (sonuçta 2.0 motor ve düz vites)

- Yere yakın ağırlık merkezi ve 4 çeker sayesinde viraj kabiliyeti

- Yalıtım. (bence)

- Döşemeler, ve koltuklar

- Genel plastik kalitesi (en azından fazla tıkırtı yapmıyor)

- Hillholder, katlanan ayna, anahtarsız giriş ve çalıştırma, yıkamalı mercekli xenon farlar  gibi ek teknolojik donanımlar

- Bakım aralıkları

Lancer’ın iyi olduğu taraflar:

- Dış dizayn (bence hala rakipsiz)

- Bagaj (doğal olarak sedan sonuçta, ama sportback de olsa durum değişmezdi)

- İç mekanın ferahlığı

- Diz hava yastığı

- 650 w 8+1 müzik sistemi

- Genel konfor (cvt şanzıman, saklama gözleri, arkada kol dayama, 4 cam tek dokunuş ve sıkışma önlemeli)

- Kesinlikleama kesinlikle yol bilgisayarı

- Far, yağmur sensörü

- Klima

- Jantlar (18” jantlar daha şık)

- Aracı kullanması daha kolay (bunu sadece 1.8 lancer için değil hepsi için söylüyorum)

- Görece yaygın servis ve görece hızlı parça temin süreci

Bunların dışındakiler genelde aynı diyebilirim. Bazı şeyleri de karlılaştıramıyoruz. Yani totalde ne olacağı belli değil. Biri 1.8 diğeri 2.0, birisi inline 4 diğeri boxer, birisi 4 çeker diğeri önden, birisinde trigger kayışı var diğerinde zincir, birisinde sadece emme supaplarında zamanlama var diğerinde hem emme hem de egzostta. Bu böyle gider.

Diyebileceğim şu ki ikisine de sahip oldum ve ikisi de güven veren sorunsuz japon otomobilleri ve de çok keyifli araçlar. Ama farklı zevklere hitap ediyorlar. Tamamen değil tabi. Bir kesişşim kümesi var.

Bir günde yazmadığım için olsa gerek arada tekrar ettiklerim ya da unuttuklarım olabilir. Sürç-ü klavye ettiysek de kusuruma bakmayın.

Share this post


Link to post
Share on other sites

çok güzel karşılaştırma olmuş sıkılmadan baştan sona okudum. lancer in 1,6 ile 1,8 motorları arasında performans açısından çok bir fark olmadığını gördüm. hatta 1,6 daha iyiydi sanırım (manuel). 1,5 motoruda gereksiz gördüm açıkcası :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

beğenmenize sevindim. lancer modelleri arasında bir karşılaştırma yapmadığım için artık oralara kadar girmedim.

Ancak 1.6 düz vites 1.8 cvt'den daha iyi 0-100 hızlanma değerine sahip haklısınız. Ara hızlanmalarda zannederim 1.8 daha iyidir.

1.5 motor ise aslında halihazırda 2005 yılından beri colt araçlarda kullanılan bir motordu. (1.5  (109 hp) motorlu coltları siz düşünün). mitsubishinin elinde düşük hacimli yeni nesil motor yoktu. bir önceki lancer araçlardaki ünite eskimişti. geçiş döneminde özellikle bizimki gibi vergi durumları olan ülkeler için 1.5 motor lancer'a konulup gönderildi. yurtdışında avrupa ülkelerinde 1.5 motor sonradan gelir gibi oldu ama mesela asla 1.5 otomatiği gelmedi. Amerikada ise avrupadaki standart 1.8 motor bile yoktu. 2.0 ve 2.4 motorlar vardı.

Sonradan 1.6 motor geliştirip yeni kasaya kondu. ve 1.5'in yerini almaya başladı. Bu da bir nevi makyaj oldu. 1.6 motor 1.5'den daha ekonomik, daha çevreci bir motor. euro5 normlarını karşılıyor. ayrıca ülkemizde yok ama avrupada start-stop özellikli olarak piyasaya sürülüyor.

Bir de nasıl impreza dizel burada yoksa lancer dizel de yok. Ama yurtdışında var. Ve 1.8 litre (150 beygir, 300 Nm tork) dizel ünite dünyanın ilk değişken supap zamanlamalı dizel ünitesi (yolcu taşıtları için) olma özelliğine sahip. Bu da ek bir bilgi olsun.

Share this post


Link to post
Share on other sites

çok detaylı güzel bir inceleme olmuş teşekkürler. bu araç hoşuma gidiyor maşallah :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hocam olay budur ya.. Ellerin dert görmesin çok güzel bir detaylı inceleme olmuş.Subaru almayı düşünen insanlar bu yazıyı okuduklarında eminim ne kadar doğru bir karar vermiş oldugunun farkına varıcaklar.. Tekrar teşekkür ederiz :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hocam olay budur ya.. Ellerin dert görmesin çok güzel bir detaylı inceleme olmuş.Subaru almayı düşünen insanlar bu yazıyı okuduklarında eminim ne kadar doğru bir karar vermiş oldugunun farkına varıcaklar.. Tekrar teşekkür ederiz :)

teşekkürler.

aslında başka bir japon yerine avrupalı ile karşılaştırsam belki de daha fazla ikna edici olacaktı. sonuçta bu araçlar fiyat kalite performans konusunda en mantıklı iki japon.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çok çok güzel bir yazı. Eline sağlık.Bu araçları almak isteyenler sana dua edecekler. Araçları ne kadar tanısak da kullanıcısından dinlemek bambaşka.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Elinize sağlık çok güzel ve detaylı bir inceleme sunmuşsunuz bizlere.

Bende 2006 da üretilen sedan 2.0R MT almayı düşünüyorum,sizin aracınızdan daha hafif olmasına rağmen genelde kullanıcı yorumları çok sakin şehiriçinde 12 litrenin altına düşmediği yönünde,bu konu beni gerçekten çok şaşırtıyor.Bu konuda bir fikriniz varmı ,??

Share this post


Link to post
Share on other sites

Elinize sağlık çok güzel ve detaylı bir inceleme sunmuşsunuz bizlere.

Bende 2006 da üretilen sedan 2.0R MT almayı düşünüyorum,sizin aracınızdan daha hafif olmasına rağmen genelde kullanıcı yorumları çok sakin şehiriçinde 12 litrenin altına düşmediği yönünde,bu konu beni gerçekten çok şaşırtıyor.Bu konuda bir fikriniz varmı ,??

Bildiğim kadarıyla iki motorun güç ve torkları farklı. 2006 modellerdeki motorun beygir gücü fazla iken torku daha düşük benim aracımdakinden. Bu da motorun maksimum torku verdiği yerin benim aracimdaki motordan daha yüksek devirlerde gerçekleştiğini gösteriyor. Tabi teknik veriye bakmak lazim. Durum böyle olunca 2006 modellerin daha devirli kullanilmasi sonucu doğuyor. Bir de bu supap zamanlamasi teknolojisi eğer 2006 modellerde yoksa o da etkiler. Ama en fazla sürüş tarzı etkiler. Motor sesi çok gaza getirici eh araç da gidiyor. Ani hizlanmalar çok etkiliyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

2.0R Hawkeye sedan MT için verilen değerler şu şekilde.

Capacity: 1994 cm3

Bore x stroke: 92,0 x 75,0 mm

Compression: 11,1:1

Max power: 118 kW (160 hp)

Max power RPM: 6400 rpm

Max torque: 186 Nm

Max torque RPM: 3200 rpm

Fuel system: multipoint injection

Engine type: dohc

Turbo: no

Catalyst: regular

1290KG

Şehiriçi 12.5 Litre

Sizin kullanıp testini yaptığınız güncel kasa 2.0 MT değerleri ise şöyle;

Capacity: 1994 cm3

Bore x stroke: 92,0 x 75,0 mm

Compression: 10,2:1

Max power: 110 kW (150 hp)

Max power RPM: 6400 rpm

Max torque: 196 Nm

Max torque RPM: 3200 rpm

Fuel system: multipoint injection

Engine type: dohc

Turbo: no

Catalyst: regular

1320 KG

Şehiriçi:11.1 Litre olarak verilmiş.

Sedan daha hafif ve güçlü olmasına rağmen neden bu kadar farklı bir yakıt değeri elde edilmiş anlamadım.

Bu arada,bu araçların yedek parçaları gerçekten çok pahalı ve temini zor olan ürünlermidir?

Örnek vermek gerekirse 4 disk balata oem yada aftermarket olarak ne fiyatlarda?

Konuyla ilgilendiğiniz için teşekkür ederim...

Share this post


Link to post
Share on other sites

2.0R Hawkeye sedan MT için verilen değerler şu şekilde.

Capacity: 1994 cm3

Bore x stroke: 92,0 x 75,0 mm

Compression: 11,1:1

Max power: 118 kW (160 hp)

Max power RPM: 6400 rpm

Max torque: 186 Nm

Max torque RPM: 3200 rpm

Fuel system: multipoint injection

Engine type: dohc

Turbo: no

Catalyst: regular

1290KG

Şehiriçi 12.5 Litre

Sizin kullanıp testini yaptığınız güncel kasa 2.0 MT değerleri ise şöyle;

Capacity: 1994 cm3

Bore x stroke: 92,0 x 75,0 mm

Compression: 10,2:1

Max power: 110 kW (150 hp)

Max power RPM: 6400 rpm

Max torque: 196 Nm

Max torque RPM: 3200 rpm

Fuel system: multipoint injection

Engine type: dohc

Turbo: no

Catalyst: regular

1320 KG

Şehiriçi:11.1 Litre olarak verilmiş.

Sedan daha hafif ve güçlü olmasına rağmen neden bu kadar farklı bir yakıt değeri elde edilmiş anlamadım.

Bu arada,bu araçların yedek parçaları gerçekten çok pahalı ve temini zor olan ürünlermidir?

Örnek vermek gerekirse 4 disk balata oem yada aftermarket olarak ne fiyatlarda?

Konuyla ilgilendiğiniz için teşekkür ederim...

Tork ve beygir devirleri ayni olmasina rağmen farkli degrler alinma sebebi anirim tork eğrisi. Bu da muhtemelen supap zamanlamasi ile alakali bir durum. Ama tuketim farkinin bu kadar fazla olmasi sadece buna degil baska bir cok seye bağli olabilir. Aerodinamik unsurlardan direksiyon sistemine kadar.

Parça konusunda inanın hiçbir fikrim yok. Belirli parçaların temin sureci sanirim uzun olabiliyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

geçenlerde gri bir tane vardı 45.000 tl :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

onu araba saymıyorum Ali :) Bu ilanla herşey normale döndü..45 bana çok uçuk geldiydi de

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ya tutarsa diye sallamış olmalı :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güzel bir kıyaslama olmuş elinize sağlık.

Bende yakında C4 ile kıyaslama yapacağım.

Bir kıyas hatanız var İmpreza D segmentidir Lancer ise C segmentidir.

Biri sedan diğeri HB araçtır o da biraz fark yaratır tabi ses yalıtımı konusunda. Çok araştırdım kronik hiçbir problemi olmayan bir araçtır İmpreza diğer markaların hemen hepsinde vardır kronik problemler. Problemi olmayan bir aracın bakım aralıklarının uzun olması da normaldir benim için 12500 km demek 1,5 yıl demektir aşağı yukarı. Allah yaşatmasın ama arıza durumunda Mitsubishi de sürüncemeli bir markadır Subaru da olabilir. Ama adamlar araçlarına güvendikleri için 12500km aralık koymuşlar bu da çok iyi bir avantajdır. Her halükarda bir çok dengi araçtan çok daha konforlu ve kalitali bir araç olduğuna inanıyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güzel bir kıyaslama olmuş elinize sağlık.

Bende yakında C4 ile kıyaslama yapacağım.

Bir kıyas hatanız var İmpreza D segmentidir Lancer ise C segmentidir.

Biri sedan diğeri HB araçtır o da biraz fark yaratır tabi ses yalıtımı konusunda. Çok araştırdım kronik hiçbir problemi olmayan bir araçtır İmpreza diğer markaların hemen hepsinde vardır kronik problemler. Problemi olmayan bir aracın bakım aralıklarının uzun olması da normaldir benim için 12500 km demek 1,5 yıl demektir aşağı yukarı. Allah yaşatmasın ama arıza durumunda Mitsubishi de sürüncemeli bir markadır Subaru da olabilir. Ama adamlar araçlarına güvendikleri için 12500km aralık koymuşlar bu da çok iyi bir avantajdır. Her halükarda bir çok dengi araçtan çok daha konforlu ve kalitali bir araç olduğuna inanıyorum.

Ön konsoldan neden tıkırtı gelmemesinin sebebini bende amfiyi teybe bağlarken anladım ve görmüş oldum.

Birinci olarak İmpreza plastik aksamlarım birleşiminde vida yerine birbirine geçmeli plastik kancalar kullanmış.

İkincisi ise bu plastik kancaların tamamı özel bir bezle kaplanmış.Yani plastik aksamları birleştiren yerlerde darbeyi absorbe eden yumuşak malzeme kullanarak sesi kesmişler.

Fransız araçlarının sesli olma sebebi ise bu bence , böyle bir malzeme kullanmamış olmaları.Eski aracımda(renaultII serisi) ön konsoldan tutun bagaja kadar her yerinden ses geliyordu ama imprezada şimdiye kadar duyabileceğim bir sesle karşılaşmadım.Tabi mekanik sesler hariç :)

Share this post


Link to post
Share on other sites